casino maxi
Büşra Akgül

Büşra Akgül

Tüm Yazıları

MUHAMMED EMİN YILDIRIM’IN KİTABINDAN ÖZETLE

NEBEVİ EĞİTİM MODELİ DARUL ERKAM/Vahyin İniş Sürecinde Şahsiyet Eğitimi

Darü’l Erkam medresesine yolculuk etmeden önce bir noktadan bahsetmek istiyorum; bir muallim olarak gönderilen Hz. Muhammed (s.a.v) genel olarak eğitim ve öğretim işinde, özel olarak da, Darü’l Erkam’da, gerek Suffe Mektebi’nde iki Esma’nın gölgesinde hareket etmeye çalışmıştır. Bu iki Esma bir muallimin hayatında yer alması gereken esmalardır. Eğitim, terbiye öğretim ise Talim’dir. Talim ve terbiye muallim olarak gönderilen bir peygamberin iki önemli vazifesiydi. Bu isimlerden biri el-Alim diğeri ise er-Rab’dı. El-Alim talimi, Er-Rab ise terbiyeyi şekillendiriyordu. Bu iki ismin gölgesinde efendimiz gerek Mekke’de Darü’l Erkam’da, gerek Medine’de Suffe Mektebinde talebelerini eğitiyordu. İnsanı her yönü ile tanıyan Allah’ın isimlerinin gölgesinde geliştirilen bir metodun başarı elde etme imkanı elbette daha fazla oluyor ve çok kısa zamanda bu işe talip olanlar oldukça istifade ediyorlardı.

Erkam b. Ebi’l Erkam’ın Hayatı

Adı: Erkam b. Ebi’l Erkam el-Mahzuni. Babası oğlundan dolayı Ebu Erkam diye künyelense de asıl adı Abdülmenaf’tır. Erkam b. Ebi’l-Erkam’ın imanla tanışması ise; Peygamber efendimize bu ilahi mesaj geldikten sonra ilk önce Hatice validemiz, ertesi gün henüz çocuk olan Hz. Ali aynı gün köle olan Zeyd b. Harise Müslüman oluyor. Şimdi hanımların ilki belliydi, çocukların ilki de, kölelerin ilki de belliydi, sıra erkeklerin ilkinin kim olacağıydı oda hiç şüphesiz peygamberimizin en yakın dostu Hz. Ebubekir‘idi. Hz. Ebubekir’inde bu halkaya katılmasıyla İslam Mekke sokaklarında yayılıyordu. Müslüman insanlar namazlarını ikame etmek için Kabe’ye geliyorlardı. Ama Müslümanların namazlarından rahatsız olanlar vardı. Müslümanlar namaza durduğu anda onlara saldıranlar olmuş ve bir karışıklık çıkmıştır. Bu arbede de Ebu Hale şehit olmuştu. Ebu Hale Hz. Hatice’nin ilk evliliğinden olan oğluydu o da ilk günden Efendimize iman edenlerden olmuştu. İşin başında olan bu olaylar efendimizi çok üzmüştü ve Kabe’de toplu ibadet etmenin imkansız olduğunu fark etmişti. Allah Resul’ü bir an önce bir medresenin oluşturulması gerektiğini düşünüyordu. Allah Resul’ü o günler de böyle bir medresenin Hz. Ebubekir‘in evimi olsa diyor, sonra da; ”Ebubekir olmaz herkes onun Müslüman olduğunu biliyor orayı tespit edip, engellerler” diyordu. Hz. Ebubekir’den başlayarak tüm inananları aklından geçiriyordu ama bu isimlerin hepsinin müslüman olduğu duyulmuştu. O zaman yeni bir isim lazımdı? Bu kim olmalıydı? Allah Resul’ü elinde ki tüm imkanları gözden geçirmiş ve bir isim bulamamıştı.”Ya Rabbi ben bittim, sen bana yetiş” dediği bir noktaya vardığında, Allah Ebu Cehil’in yeğeni olan Erkam b. Ebil Erkam’ı bu ümmetin Musası olarak göndermişti. Genç Erkam o zamanlar da daha yeni evlenmiş ve evine taşınmıştı.Bu günler de amcalarından risalet davasına yönelik olumsuz sözler işitmişti ama bu işittikleri ile yetinmemiş Allah Resul’ünü aramaya başlamıştı. Allah Resul’ü görünce “Ey Muhammed! Bazı şeyler duydum, kendin peygamber olduğunu söylüyormuşsun, atalarımızın kutsalı olan Lat, Uzza ve Menat’ı yok sayıyormuşsun bunlar doğru mu?’’ diye sorular sormaya başlamıştı. Efendimiz o an “acaba olur mu? Yiğitlerin yetişeceği medrese bu gencin evi olabilir mi?’’ diye düşünürken bir yandan da Erkam’a risaletin mesajlarını iletmeye başlamıştı. Erkam zihin dünyasın da bunları ölçüp biçtikten sonra kendi kendine “Hayır! Asla böyle biri yalancı olamaz.Bunu söyleyen o ise doğrudur o el-Emin’dir.” Erkam bu ilk görüşme de kafileye katılıyor ve iman eden ilk Müslümanlardan oluyordu. Bu genç Müslüman, iman edince peygamberimize daha yakın olmak için Efendimizi evine davet etti. Ev konum itibarı ile bu işe çok uygundu, Mekke’nin en işlek caddesinde, Kabe’ye çok yakın bir yerde yer alıyordu. Peygamberimizin düşündüğü medrese için daha iyi bir ev olamazdı. Erkam b. Ebi’l Erkam Peygamberimize: ”Ya Resulullah! Evim bundan sonra senin evindir. Evim de, ben de, hanımım da senin hizmetindeyiz. Peygamber efendimiz bu teklifi kabul etti ve eve yerleşti. Sahabenin Darü’l İslam diye isimlendirdiği bu evde ilk günden başlayarak, Hz.Ömer’in Müslüman olacağı zamana kadar İslam davasını omuzlayacak Müslümanlar yetiştirdi.

Darü’l Erkam’ın tarihsel sürecine bakacak olursak; Nübüvveti ilk 6 yılı 3 devreye ayrılmıştı.

1.Devre: Özel davetleme, gizli örgütlenme.

2.Devre: Genel davetlenme, gizli örgütlenme.

3.Devre: Genel davetlenme, açık örgütlenme.

Bu üç evreyi incelediğimiz zaman görüyoruz ki, Efendimiz işin başından itibaren Erkam’ın evinde çekirdek kadronun eğitimine önem vermiştir. Darü’l Erkam’a alınan talebelerin özellikleri;

· Allah Resulü o gün için yük olacakları değil, yük alacak insanları seçiyordu.

· Toplum içerisinde etkili olan insanları seçiyor, asla etkisiz bireylerin üzerine yatırım yapmıyordu.

· Efendimiz Erkam’ın evinin asla her hangi bir kabilenin ve ailenin denetimine girmesini istemiyor, her aileden en az bir birey alıyordu.

· Son olarak Peygamberimiz talebelerin yaşları konusun da ciddi sınırlama getirmese de özellikle gençler üzerin de yoğunlaşıyordu.

DARÜ’L ERKAM’IN EĞİTİM USULÜ

Bu ev de eğitim 3 basamaktan oluşuyordu; sağlam bir akide, akli eğitim, ruhi eğitim.

· Sağlam bir akide: Bu ilk talebeler sağlam bir akideye sahip olarak, işin temelini en yetkin insandan, en güzel şekilde talim ediyorlardı. Dolayısıyla işin başı ve temeli olan tevhid, çekirdek kadroda çok güzel ve derin bir şekilde öğreniliyordu.

· Akli eğitim: Darü’l Erkam’da ki ikinci basamak ise akli eğitimdir. Mantık ilminin en temel kaidelerinden biri olan; ”tasavvurat, tasdikata mukaddemdir” ilkesi ile vahiy, önce bu ilk muhataplarının zihin dünyalarını hedef alarak, tasavvurlarını inşa ediyordu.

· Ruhi eğitim: Efendimiz talebelerin akıllarını eğitirken, ruhi eğitimlerini de ihmal etmiyordu. Kur’an’ın mesajlarını çok iyi anlıyor ve o mesajların; ”muhataplarının akıllarını ikna ederken, yüreklerini de tatmin ettiğine’’ bizzat şahit oluyordu.

1.Güzel örneklik (üsve-i hasene) 7.Sabır

2.Güven 8.Tedricilik

3.Sevgi 9.Bütünlük

4.Samimiyet 10.Tevekkül

5.İlim 11.Emel

6.Süreklilik 12.Beklentisizlik

Son söz “Ya öğrenen ol ya da öğreten ol, ya dinleyen ol, ya da onları sevenlerden ol; Ama sakın beşincisi olma helak olursun.” Efendimizin bu sözünden ilham alarak diyoruz ki: ”Ya Rabbi! Ya bizleri evlerini Hz.Erkam gibi risalet davasına adayanlardan eyle.Ya bizleri bu evlerde sahabe hasbiliği ile ilim talep eden talebelerden eyle. Ama sakın ha bizleri yan gelip yatan, sağa sola laf tan, gelip geçene çelme takanlardan eyleme. (Amin)”

  • 1