casino maxi

Weber: Protestan ahlâkı ve Kapitalizm

Düşünce Oca 29, 2016 0 Yorum

 

Protestanlık kökeni itibariyle bir şeyleri “protest” etmekten gelir, varolan bir şeyi(Katolikliği). Luther  (Protestanlığın kurucusu-yayıcısı), “Kilisenin dini tekele alıp kendi yaptıklarını vahiymiş diye göstermesine karşıdır”. Bu açıklama oldukça “saf” bir Protestanlık tanımıdır. Protestanlığı doğduğu bağlam dışında düşünemeyiz. Yani “milliyetçilik” , “kapitalizm” vb. olgulardan bahsediyorum. Filizlenen kapitalist sistemin “protestanca” bir ahlaka ve  dinin kutsal kitabının “özgürce” herkesin okuyabileceği-yorumlayabileceği bir şekline ihtiyaç vardı.

Weber’ e göre prostestan ahlakı şuan var olan kapitalizm’in ortaya çıkmasındaki(aslında filizlenmesinde) ana etkendir. Bu ahlağın temellerini Martin Luther ve Calvin atmıştır. Onların dini görüşü bu ahlakın temelini oluşturur.Protestan ahlakı asketizm ve püritenizmden oluşur. Asketizm, dini manada tanrı için çalışıp çabalayıp dünyadan el etek çekmedir diyebilirz, bir nev’i çilecilik. Weber bunun insanlar üzerindeki etkisini kapitalizmdede sürdürdüğünü( doğa boşluk kabul etmez, yani dini öğeler zayıflasada onun ahlaki kuralları kolay kolay silinmez yada form değiştirerek devam eder-süreklilik-) söyler. Bu çileciği Hz. İsa’nın maruz kaldığı çileleri anlamak için uygular, asketizm. Hz. İsa’nın çilesine yaklaşmak çok zor olduğu için oldukça çok çile çekmeliyiz, der. Bunun etkisine bir örnek vericek olursak ; nasılki insanlar durmadan çalışıp çabalasada elde ettiği karşılığı (parayı) harcamaz , çok tüketmez vb. Ve ayrıca bu karşılık (para) birikir buda sermayenin oluşmasının ana etkenidir.

Püritenizm ise  çok çalış, az uyu, fedakarlık yap ama az harcadır. Ne kadarda kapitalizm için yararlı, faydalı, ve pek tabii gerekli bir motto! Ve şu örnekte püritenizmi  görmemizi kolaylaştırır; Bir yakınının senin çalıştığın süre içinde cenaze olsa dahi işyerinden “feragat” edip gidemezsin kedini işe “feragat” etmelisin. Bu “kültür” hala kendisni Avrupa’da hissetirmektedir.

Weber’e göre ilk kapitalist, kapitalizmden önce ortaya çıkmıştır. Yani önce protestanlığın ruhu, kapitalizmi rahatça kendine yer bulabilmesi için ona yer açmıştır. Buda onun  kolayca filizlenip ve hatta kök salacağı bir yer sağlamıştır.

Batı düyası rasyonelleştikçe zarar-fayda (yani iktisadi olarak) hayata bakmaya başladı bu durumun en çok etkilendiği şeylerden biride modernite ve modernleşmedir. Morderniteyi Weber’de olumlu bir kavram olarak göremeyiz. Olumsuz ve hatta Iron cage’in oluşmasının temeli olarak görür. Modern insanın problemi –Marx’ta olduğunun zıttına dışşal değil–  içsel bir problemdir. “İçsel”den kasıt dönemin ruhu, morali insanları kendini sömürtmeye teşvik ediyor ve pek tabii ki zorluyor. Ayrıca moderniteyi devrimle veya herhangi bir          şeyle geçmemim mümkün olmadığını vurgular .Hep bu şekillerde olumsuzlamaz moderniteyi, bazı yönleriyle avantaja dönüşebileceğinden bahseder,  bunada değiniceğim.

Bu oluşan ve var olan düzen insanı “Iron cage”in içine alarak onu hapsediyor. Onu hapseder ve ona ondan çıkması için imtiyaz sağmalamazz tam tersine içerde kalması için baskı yapar. Weber,  ilginçtir ki, bazen oluşan bu sistemin olumlu yönlerine vurgu yapar. Örnek vermek gerekirse, planlı-düzenli(!) yaşamayı öğreniriz bu sistemde, eğer bu sisteme kendi planımızı yaptırırsak yani edilgen durumuna düşersek problem olduğunu söylüyor. Ve pek tabii ki bu oluşan sistem ne kadar kötüysede şu anki ulaştığımız bu refah seviyesini( mesela teknoloji) bu bahsettiği şeylere borçlu olduğunu unutmamamız gerektiğini söylüyor.

Sonuç için bazı eklemeler yapıcak olursam, Weber “Protestan ahlakın” Avrupaya ve Protestan ülkelere özel bir mefhum olduğunu, böylece sadece buralardaki modernleşmelerden söz eder . Burada Weber’e etnosentrizim eleştrisi yapabiliriz. Ve ek olarak Osmanlı iktisat üzerine çalışan Mehmet Genç’in söylediği gibi; Osmanlı’nın ne kadar çabaladıysada filizlenen “kapitalist” sisteme ayak uyduramamasını, Osmanlı’nın dolayısıyla İslam etiğinin “Protestan ahlakıyla kökeninden çatışmasına” bağlar . Ek olarak Weber “ideal tip” kavramı ile pozitivist(modern) yaklaşımları eleştirir. Pozitivism “olguları” bütün- bütünleştirici olarak ele alırken, Weber bireyleştirici- bölücü olarak ele alır.

İbrahim Burhan Işık

Artuk Üniversitesi

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder