casino maxi

Türkiye’de Kutuplaşmanın Boyutları

Siyaset Şub 19, 2016 0 Yorum

Türkiye’de son birkaç yılın içerisinde yaşanan olaylar toplum tabanındaki kutuplaşmayı gittikçe arttırmış vaziyette. Kutuplaşmanın tavandan- politik kurumlardan-  tabana-halka- sirayet etmesi, kamplaşmanın özellikle siyasi partiler temel alarak hızlanması toplum nezdinde yakın zamanda oluşabilecek birçok kırılmanın habercisi olabilir. Öyle ki toplum içerisinde kendini farklı kutuplarda gören insanlar;

-Aynı dünyayı paylaşmadıklarına,

-Politik kimliklerin sosyal kimlikleri olduğuna,

-Ve bu politik kimliğin bir diğerinden kendini ayırt etmek için yeterli olduğuna,

İnanıyor. Bunun dışında farklı toplumsak kesimlerin diğerlerinin içinde kendi habitatlarını oluşturdukları ve bir diğerini açık bir şekilde “öteki” ilan etmenin yaygınlaştığı görülüyor. Araştırmalara göre toplumsal kesimler olayları sağduyularına göre değil parti aidiyetine göre değerlendirirken aynı zamanda kendi enformasyon kanallarına güveniyorlar ve sosyal medyanın yönlendiriciliğine inanmıyorlar.

Ülkenin iyi yolda olduğuna inanan ve kendini mutlu addedenlerin oranı ilginç bir şekilde politik oranlarla örtüşme içinde (%48),

Ülkenin iyi yolda olduğuna inanan %82’lik Ak Parti seçmene karşın böyle düşünmeyen CHP seçmen oranı neredeyse aynı,

Aynı zamanda “biz” tanımlaması üzerine en yüksek oranda olan şıkların birçoğu (Türkler, Atatürkçüler, Dindarlar, Kürtler, Eğitimli İnsanlar vb.) bir diğerini öteleyen bir tanımlamaya sahipken tüm farklı parti destekçilerinin ortak “biz” tanımını “ailem” şıkkı oluşturmakta,

Ülkede kendi grubundaki insanların güç sahibi olmadığını düşünen kitlenin oranlarıyla (%52), kendi grubunun saygın olduğunu düşünenlerin oranları nerdeyse aynı(%53),

Dışlanan kesimler kendilerine özellikle devlet dairelerinde ve iş alımlarında kötü muamele gösterildiğine inanıyor,

Uzak hissedilen siyasi partilerden birine kızını vermek istemeyenleri oranı hayli yüksek (%83),o partiden biriyle iş yapmak istemeyenlerin oranı yüzde 78 iken komşuluk dahi istemeyenlerin oranı yüzde 76 ve çocuklarının arkadaş dahi olmasını istemeyenlerin oranı yüzde 73; bu ise hâlihazırda kutuplaşmanın ne derece ciddi seviyelerde olduğunu gösteriyor,

Toplumun farklı kesimlerinin tamamı siyasi görüşlerine bağlı olarak dürüst, vatansever, açık sözlü, cömert, zeki gibi iyi sıfatların tamamını kendi kesimleri için uygun görürken kibirli, bencil, ülke için tehdit, zalim, bağnaz, ikiyüzlü gibi kötü sıfatları diğer kesimler için uygun görmekte,

%69 oranında geçmişe kıyasla siyasi ayrılıklar arttığı düşünülürken insanların arasındaki yaşam tarzının da değiştiğine dair inanç hayli yüksek %70,4. Daha kötümser olan durumsa gelecek on yıl içerisinde mevcut ayrılıkların artacağına inananların oranı 56,4.

Türkiye’de en fazla ayrılığa yol açan konu etnik temele bağlı olduğu düşünülüyor yüzde 39,1 ile Kürt Sorunu. Ayrıca Gezi Protestoları(%30,1) ve 17-25 Aralık operasyonları(%28,5) da farklı kesimlerin temel ayrılık sebepleri arasında,

Yüzde 47 ile R.T. Erdoğan beğenilen siyasi lider iken onu yüzde 41 ile Davutoğlu, yüzde 15,9 ile Kılıçdaroğlu, yüzde 12,2 ile Selahattin Demirtaş, yüzde 10,3 ile Fidan Yüksekdağ ve yüzde7,8 ile Devlet Bahçeli takip ediyor.

Bir diğer önemli noktaysa halkın seçim sonuçlarına verdiği tepkinin kutuplaşmanın taban nezdinde korku yarattığını gösteriyor. Buna göre 1 Kasım seçimlerinin ardından yüzde 39,6; 38,8; 35,8 kitle ümitlenip, gurur duyuyor ve heyecanlanıp coşku içinde iken; yüzde 25,7; 24,1; 23,3; 19,2’lik kesim üzülüyor, korkuyor, öfkeleniyor ve ürküyor. Özellikle kendini muhalif olarak tanımlayan kesim seçim sonuçlarının ardından ciddi şekilde endişe duyuyor. (CHP %51,7, MHP %44,3, HDP %37,7 *seçmenler),

Gezi eylemlerini hükümeti düşürmek için dış güçlerin desteklediği bir kurgu olarak görenler ile (%49,5) bunun sadece hükümet politikalarına karşı barışçıl bir protesto olduğunu düşünen(%31,9) kesimlerin arasında ciddi makas farkı var.

Bununla beraber CHP seçmenin yüzde 21,4’ü, MHP seçmenin yüzde 6,2’si ve HDP seçmeninin yüzde 13,3’ü ülkeyi terk etmek istediğini belirtiyor.

Toplumun farklı kesimleri arasında kurumlara güven sıralamasında ise Ordu yüzde 75,2 ile başı çekerken siyasi partiler yüzde 38,7 ile listenin alt kısmında, HDP seçmenin dahil her kesimin Ordu’yu güvenilir bir kurum olarak görmesi ilaveten ilginç bir durum(AK Pati%90,3, CHP%67,6, MHP%74, HDP%31,2),

Toplumun farklı kesimleri en çok satan gazetelerin taraflı yayın yaptığına inanıyor( Zaman%72,8, Hürriyet%57,9, Milliyet%61,6, Sabah%65,2, Cumhuriyet%65,3, Sözcü%66,6, Yeniçağ%57,8),

Bu tablo son birkaç yılda toplumun farklı kesimleri arasında iletişim bağının ciddi şekilde yıprandığını ve ötekileştirmenin had safhaya çıktığını gösteriyor. Politik tavrın farklı toplumsal kesimleri bu denli keskinleştirmesi ve birbirlerine karşı düşman ve her an patlamaya hazır gözle bakmaya tetiklemesi Türkiye’nin uzun vadeli geleceği için tehlike arz etmektedir.

Genç Öncüler olarak toplumu birbirine kin besleyen kesimlere ayırmak ve kutuplaştırmak yerine farklı görüşte olsa dahi birbirine sevgi ve sadakat besleyen bir hareketin yokluğunun farkındayız. Ötekileştirmek, itham etmek ve sürekli “diğer” üretmek yerine ortak çıkar ve ortak hukuk ekseninde birbirine saygılı bir toplumun inşası için her türlü çalışmanın yeryüzünde bozgunculuk ve fesada karşı İslami bir duruş olduğunun bilincindeyiz.

Türkiye’de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması, 1 Şubat 2016, The Black Sea Trust For Regional Cooperation

 

 

 

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder