casino maxi

 

Toprak …
Şehrin insanı için toprak neyi ifade eder? Şehrin insanı için diyorum çünkü toprağın kokusunu unutan, beton yığınları arasında çocukluğu,  gençliği geçmiş insanlar ile topraktan bağını koparmamış, elleri toprak kokan insanlar için toprağın ifade ettiği şey aynı olamaz. İşte bu yüzden:

“Bir kasabada yaşasak …” romantizminden öteye gitmeyen, gidemeyen şehrin insanına soruyorum; Toprak nedir?

Beton yığınları arasında yetişen biri olarak cevap veriyor olmak, çok acı…

Topraktan uzak fakat toprağa hasret biri olarak benim gördüğüm;  birtakım şehrin insanı için toprak; hasrettir, memleket özlemidir. Kimisi için kalabalıktan kaçış.  Kimisi için, sadece ölüm kokusudur. Sevdiklerini toprağa vermişler için can düşmanıdır. İnananlar için her kulun Sevgili ’ye kavuşmayı beklediği efsunlu bir duraktır.

Hatırı sayılır çoğunlukta, taşrada ömür geçiren büyüklerim olmasa, ben de toprağı en çok ölümle ve soğukluğuyla ifade edecek güruhtan olacaktım.  Hamdolsun ki etrafımda hala toprağa dokunanlar var.

Benim ellerim toprağa karışmadı, belki hiç. Fakat toprağa alın teriyle diktiği fidandan gelecek rızkı, Yaradan’a nasırlı ellerini açarak bekleyen, toprak üzerine beton yığınlarını fütursuzca inşa etmeyi aklından hiç geçirmemiş insanların ellerini tuttum. Ömrüm boyunca yazamayacağım güzellikteki şiir gibiydiler…

Umudun işareti olan bu yegane insanların nasırlı ellerinden tutup öptüm, hamd ile. Ve bize acıdım… Bahçelerimizin olmayışına. Toprakta boy veren tek bir fidanımızın olmayışına. Dikenlerinden canımızın yandığı bir gül ağacımızın olmayışına. Meyveyi dalından yemenin hazzını bilmeyişimize acıdım. Sonra, şehrin insanı olarak her yiyip içtiğimizde adını telaffuz edemediğimiz onlarca maddenin vücudumuza ne kadar zarar verdiğine kafa yoruyor olmamıza…

Acıdım fakat  “Yine de umut etmeli” dedim…
Topraktan uzak yetişen bir neslin içinde umut etmek zor,  çok zor.
Fakat “Yine de umudu diri tutmak için, toprak için mücadele etmeliyiz.” dedim.
Toprağa dokunabilir miyiz? Umudu ekip, sabırla bekleyebilir miyiz? Bir ömür toprağa dokunarak,  nasır tutmuş ellerimizle, ellerimiz çatlarcasına sevebilir miyiz? Bilmiyorum…
Fakat şayet toprak üzerinde yürüyebilen, toprağa dokunabilen insanlar olabilseydik dünya çok daha temiz bir yer olacaktı.

Çünkü toprak insanı terbiye eder. İnsana umudu, sabrı, vefayı, alın terini; insan olmayı öğretir…

Bizler ne yazık ki topraktan uzak büyüdük. Bundandır her şeyi hoyratça tüketiyor oluşumuz.
Bundandır her yanımızın soğuk olması. Bundandır huzur bulmak için seher vakti gittiğimiz cami avlularının bile içimizi ısıtamayışı…

Evet, umut etmek zor, çok zor. Fakat biz inananlar; dünyanın gidişatı ne olursa olsun, Hayy u Kayyum (hayatı veren ve onu devam ettiren) isimlerinin tecellisi ile Yaradan’ın varlığının en büyük ispatı olan topraktan, insandan vazgeçemeyiz!

O vakit şevk ile; Allah bizi toprağa layık eylesin…

Zozan Demirci

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder