Sınırsız Özgürlük mü ?

Sınırsız Özgürlük mü ?

Furkan Gençoğlu Sosyal Medya Tem 25, 2014 0 Yorum

   Kanadalı İletişim Bilimci Marshall McLuhan ‘’Araç Mesajdır’’ ilkesini ortaya koymuştu. Bu slogan ne manaya geliyor ? Esas itibariyle şu anlama geliyor:  Sosyal Medya ve İnternet dünyayı algılayış tarzımızda köklü bir değişikliğe sebep oldu. Dünyanın öbür ucunda olan gelişmeleri duymamızı, görmemizi ve oraya canlı bağlantı kurmamızı sağlayarak, duyu organlarımızın ulaşabildiği alanları genişletti.  Eskiden gazete sutunlarından, yazılı olarak enformasyona  ulaşırken artık internet ortamında video izleyerek aynı enformasyonu görebiliyoruz, programlar vasıtasıyla dünyanın önür ucuyla  interaktif bir iletişim kurabiliyoruz. Böylelikle enformasyonun bize geliş biçimi mesajın kendisi haline geliyor.

 

     Türkiye’de toplumsal yaşamda  sosyal medya artık en büyük interaktif iletişim mecrası haline gelmiş durumdadır. Etrafımızda sosyal medya kullanmayan insan yok denecek kadar azdır. İnsanlar sosyal medya yoluyla fikirlerini beyan  ediyor, sevdikleri müzikleri paylaşıyor, sevdikleri filmler hakkında yorum yapıyor, çektikleri resimleri paylaşıyor, bakanlara,  milletvekillerine, idarecilere ulaşabiliyor ve daha bir çok işini sosyal medya üzerinden gerçekleştirebiliyor.

 

     Sosyal Medya kullanıcı içeriğinin TA kendisidir. Geleneksel yazılı ve görsel medyada içeriği sunanlar eğitim almış profesyonellerken, sosyal medyada genel olarak profesyonel olmayan geniş kitleler içeriği oluşturur. Görsel ve yazılı medyadan en büyük farkı haber kaynağının kurumlardan, bireylere kaymasıdır. Kısacası Sosyal Medya  kullanıcı içeriğinin yayıldığı, yayınlandığı, paylaşıldığı her türlü platformun genel adıdır.

 

    Sosyal Medya kullanımı her geçen gün artmaktadır. Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED) araştırmasına göre  Facebook ağının toplam 1 milyar 150 milyon kayıtlı kullanıcısı var. 2013 yılında mobil cihazlardan 4.2 milyon insan sosyal ağlara giriş yapmış. İnstagram’da yer alan fotoğraflara her saniye 8000 beğeni yapılmış. RT alan tweetlerin %28’i please retweet (lütfen retweet) cümlesini içeriyor. Facebook günde 665 milyon kullanıcı sayısına ulaşmış. Twitter ‘a günde 400 milyon tweet atılmış.

    Sosyal Medya dünyasında içeriği üreten biziz. İçeriği düzenleyip paylaşan editör biziz. Son merci olan genel yayın yönetmeni biziz. Sosyal ağlar aracılığıyla dağıtımını yapan biziz. Kimse bize sansür uygulayamıyor. Kimse bize onu yazma, bunu yaz, şu olmamış şöyle yap diyemiyor. Acaba sınırsız özgürlük alanımıdır bu  sosyal medya ? Sosyal Medya’da inandığımız ilkelerin, yaratıcının emirlerinin hükmü kalkıyor mu ?  Sosyal Medya dünyasında Kur’an inanan insanlara ne kadar yol gösteriyor ?

    Sosyal Medya dünyasında dehşet bir enformasyon akışı ile karşı karşıya kalıyoruz. Anlık sevinçlerle, anlık üzüntülerle, anlık kızgınlıklarla, anlık kahkahalarla karşı karşıya kalıyoruz. Ani tepkiler veriyoruz ondan sonra verdiğimiz bu tepkiler dolayı pişmanlıklar duyuyoruz. Kur’an bir hayat tarzıdır ve iletişim ile kişilerarası iletişim ile ilgili konuda da belirli ilkeler koymuştur. Eğer Kur’an ilkelerine ve emirlerine riayet edersek  toplumsal yaşamın dijital boyutu olan sosyal medya’da arkadaşlarımıza mahcup olmayız ve fitneye, fesada alet olmamış oluruz. İnsanlara zarar getirecek işlerin içine girmemiş oluruz.

Alay Edebilirmiyiz ?

 

—  49/11 –

—  Ey iman edenler!

—  Sizden hiçbir topluluk bir başka toplulukla alay etmesin.

—  Ne mâlum? Belki alay edilenler edenlerden daha hayırlıdır.

—  Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler.

—  Belki de alay edilenler edenlerden daha hayırlıdır.

—  Birbirinizi, (Daha Doğrusu Kendilerinizi) Karalamayın.

—  Birbirinize Kötü Lakaplar Takmayın.

—  İman ettikten sonra insanın adının kötüye çıkması, fâsık damgası yemesi ne fena bir şeydir!

—  Kim tövbe etmezse işte onlar tam zalim kimselerdir.

Başkalarının gizli hallerini araştırabilirmiyiz ?

 

    Bu durum ülkemizin içinde bulunduğu gündem ile çok ilintilidir. Ses kayıt dinlemeleri, gizli çekilmiş video kayıtları, insanların evlerinin içlerinin izlenmesi, insanların yatak odalarına girilmesi gibi bir çok ahlaksızlıkla karşı karşıyayız. Bir kere şunu sormak elzemdir. Bir Müslüman bir insanı yasa dışı olarak gizli kapaklı bir şekilde dinleyebilir mi ? Bunu her türlü ortamda paylaşabilir mi ? Bir Müslüman bir insanın özel hayatını kameraya alabilir mi ? Bu kameraya alınmış görüntüleri izleyebilir mi ? Bu görüntüleri paylaşabilir mi ? Örneğin Deniz Baykal’ın, Cübbeli Ahmet hoca’nın, Mhp’li vekillerin olduğu iddaa edilen görüntüleri izlemek veya paylaşmak doğrumuydu ? Dindar bir haber sitesi profili olan Habervaktim.com  eliyle Deniz Baykalın görüntülerinin servis edilmesi Müslümanlar için büyük bir zillet değilmiydi ?  Siyasal, sosyal, iktisadi her türlü alanda temel ilkeleri belirlemiş olan kitabımız Kur’an bu konuda ne söylemiş gelin bakalım, cevapları bulalım.

 

—  Ey iman edenler! zandan çok sakının. Çünkü zanların bir kısmı günahtır.

—  Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın.

—  Kiminiz kiminizi gıybet etmesin.

—  Hiç sizden biriniz ölmüş kardeşinin cesedini dişlemekten hoşlanır mı?

—  İşte bundan hemen tiksindiniz!

—  Öyleyse Allah’ın azabından korkun da bu çirkin işten kendinizi koruyun.

—  Allah tevvabdır, rahîmdir (tövbeleri kabul eder, merhamet ve ihsanı boldur). Hucurat/12

Tecessüs  Haramdır.

 

—  Tecessüs, insanların gizli hallerini araştırmak, keza onların gıybetini yapmak da bu âyetle şiddetle yasaklanmıştır. Gizli halleri araştırmak fertlere olduğu gibi devlet yetkililerine de haramdır. “İdareci, halkın mahrem ve gizli hallerini araştırırsa onların ahlâkını ve düzenlerini bozar.” (hadis-i şerif).

Uydurulmuş Haberle Konuşabilir miyiz ?

 

    Sosyal Medya ağlarında bir çok haber ile muhatap oluyoruz. Bazı haberler doğru, bazı haberler yanlış çıkabiliyor. Hiç denetime muhatap olmayan bu ağlarda yalan, fitne ve fesadın yayılma olasılığı oldukça yüksek. Özellikle sevmediğimiz, hoşlanmadığımız kesimler ve kişiler hakkında yapılan haberlere direk olarak atlıyoruz ve paylaşabiliyoruz. İki gün sonra haberin yalan olduğu ortaya çıkınca yüzlerce kişinin önünde mahcup oluyoruz.  İnandığımız ilkeler bu konuda ne diyor bakalım.

—  49/6. Ey iman edenler! Eğer bir fâsık-GÜNAHKAR-SORUMSUZUN biri size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.

    Önümüze çıkan her türlü haberi yaymak bizi fitnenin, fesadın dağıtıcısı haline getirebilir. İnsanları, toplulukları, kurumları birbirine düşürebiliriz. İnsanların birbirlerine karşı kin ve nefret biriktirmelerine sebep olabiliriz.  Öyle kritik anlar olur ve öyle haberler alırız ki eğer araştırmazsak, olduğu gibi yayarsak insanların ölümlerine, yaralanmalarına dahi sebep olabiliriz.

 

    Sorumluluk sahibi bir Müslüman yazıp yayınlayacağı haberleri ve bilgilerin kaynağını iyice araştırır. Enformasyon akışının içine kendini kaptırmaz, kendisini ve çevresini denetleyici görevi görür. Her önümüze gelen haberi nakletmek Allah’ın emirlerine ve peygamber efendimizin uygulamalarına karşı bir tutum sergilemektir. Sevmediğimiz insanlarla ilgilide mevzularda olsa, tutumumuz vahyin temel ilkelerine göre şekillenmelidir.

 

 

www.twitter.com/hayatafurkanca

 

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder