casino maxi

ÖLÜMÜN “BİR KERELİK” DENEMESİ OLMAZ!

Gündem Ağu 11, 2014 0 Yorum

Türkiye’ de genç nüfusun sayısı giderek artmakta. Nüfusun yaklaşık olarak %72’si 35 yaşın altında, %50’si 25 yaşın altında, %25’ise 15-25 yaş grubundan oluşmaktadır. Bu durum ilk bakış da avantaj gibi gözükse de kontrol altına alınmadığı takdirde tez avantaja dönüşecektir. Gençlerimiz büyük çıkmazlara girmektedir. Bu çıkmazların en tehlikeli olanı ise “Madde Bağımlılığıdır.” Bu ise kontrol altına alınmadığı takdirde,  bir neslin yok oluşu demek olacaktır.

Sigara, Alkol ve Eroin üçlemesinden oluşan bu aşamalar gençlerimizi ve gelecek nesillerimizi “yok olma” veyahut “yaşayan ölüler” konumuna getirmektedir.

Düşünen ve üreten bir nesilden ziyade; değerler sistemi bozulan, geleceğinden endişe duyan, mutlu olmayan, kendine güvenmeyen, zahmetsiz rahmet peşinde olan bir gençliğin; ailesine, arkadaşlarına ve en önemlisi kendisine yabancılaşan bir hal alması kaçınılmaz olacaktır.

Yaşadığımız çağda bireysel yaşama alışkanlıklarımız bizi kültürümüzden, örfümüzden ve en önemlisi dinimizi yaşamaktan alıkoydu. Sadece kendini düşünen bir toplum haline geldik. Toplum olarak ciddi bir duyarsızlık ve sorumsuzluk içindeyiz. Maalesef “ateş düştüğü yeri yakıyor” diyerek umursamıyor ve “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” diyoruz.

Dünyevileşmenin her alanımızı ve anımızı sardığı bu zaman diliminde “henüz vakit varken” elimizi taşın altına birey, cemaat ve devlet olarak koymaz isek bu yangın her aileyi her genci yakacaktır!

Bu durum karşısın da görmemezlikten gelmek. Ne Müslümanlığımıza! Ne de insanlığımıza sığmamaktadır.

Türkiye Devleti olarak ekonomide, siyasette, ulaşımda üst seviyeye ulaşılması bizi manevi değerlerimizi yaşamaktan maalesef uzaklaştırdı. Maddi yatırımların çoğaldığı manevi yatırımların yok olduğu zamanı yaşamak akıl karı bir iş değildir. Zira maddi değerlerin zirvede olduğu bir yerde manevi değerler yok olmaya mahkum olacaktır.

Gayemiz inandığımız değer olan İslam’ı topluma anlatmaktır. Diri diri toprağa gömülen çocukların feryadı olarak doğan dinimiz… Bugün de bazı açılardan cahiliye toplumuna benzemektedir. Bu cahiliyenin içinde diri diri toprağa gömülen çocuklarımıza sessiz kalmamalı! Çünkü Allah inanan tüm kullarına şöyle emrediyor: “İçinizden iyiliği emredip kötülüğü men eden bir topluluk olsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Al-i İmran/ 110)

 

 

 

UYUŞTURUCUNUN TANIMI

Uyuşturucu, merkezi sinir sistemine etki eden ve vücudun çalışma düzeninde değişikliklere neden olan maddelerin tümüdür. Adından da anlaşılabileceği gibi, kişi de uyuşukluk hâli meydana getirir ve sosyal yaşamını olumsuz etkiler. Uzun süre kullanılması sonucu ölüm kaçınılmazdır. Bu yüzden hiç kullanılmamalı, kullanılmışsa da bırakılarak tedaviye başlanılmalıdır.

En tehlikeli maddeler eroin ve afyondur. Bu maddeler esrar ve kokaine nazaran çok daha ölümcüldür. Yani bazı uyuşturucu maddeler vücudu daha kısa sürede tüketirken, bazılarında ise bu süre daha uzundur. Uyuşturucu maddelerin hepsi de ilk başta keyif verir.

Uyuşturucu madde kullanan kişide görülen etkiler;

  1. Arkadaş çevresi değişir.
  2. Aile ilişkileri azalır. Odasında yalnız kalmayı tercih eder.
  3. Hızlı bir şekilde zayıflar.
  4. Okul başarısı azalır, devamsızlık yapar.
  5. Daha fazla para harcamaya başlar.
  6. Bazen neşeli ve sakin olur.
  7. Bazen ise, öfkeli ve saldırgan olur.
  8. Kalp çarpıntısı.
  9. Terleme ve Titreme.
  10. Uyuklama.
  11. Yüksek ateş.
  12. Kusma ve ishal.
  13. Gözlerde kanlanma.
  14. Grip olmuş gibi burnunu çekme.
  15. Yüzde kızarma ve solgunluk.
  16. Yürüyüşünde değişiklik.

Nasıl Uyuşturucuya Alıştırılır ?

Pek çok uyuşturucu maddeye bağımlı hale gelmek için bir defa kullanmanız yeterli olabilir. Çünkü bu maddenin vücudunuza nasıl etki edeceğini veya vücudunuzun bu maddeye nasıl tepki vereceğini bilemezsiniz. Dolayısıyla bu kirli işten para kazananlar için en önemli başarı sizi bir kere dahi olsa bu maddeyle tanıştırabilmektir.

Ve çevrenizden sürekli olarak duyarsınız ki, bu maddeler ilk verildiğinde bedava verilir. Çünkü satıcı sizin maddeye bağımlı hale geldiğinizde onun kapısını çalacağınızı iyi bilmektedir.

İnsanlar Neden Bağımlı Olur?

İnsanoğlu özü itibariyle her şeyi denemek ister. Şeytanın verdiği vesveseleri hemen uygulamaya çalışır. Madde kullananlara sorduğumuzda aslında hepsi de aynı şeyleri söylemektedir. “Merak, arkadaş ortamı, özentilik, kendini ispatlama gibi pek çok basit sebeplerden dolayı gençlerimiz “Madde kullanımına” başlıyor.”

MERAK;” Denerim, Bırakırım” anlayışı…

ARKADAŞ BASKISI; “Arkadaşım benim kötülüğümü istemez” zannetmek…

BİR KEREDEN BİRŞEY OLMAZ; Ama bağımlı olanların hepsi bir kere içerek başlamıştı…

ÇARESİZLİK; “Derdim çok, sıkıntılarım büyük, kendimi boşlukta hissediyorum” psikolojisi…

FARKLI OLMAK; Yaşıtlarından üstün olma hırsı, delikanlılık aldatmacası…

Ey Müslümanlar!

Hz. Muhammed (sav) bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: “Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki ya iyilikleri emreder ve kötülüklerden nehyedersiniz, ya da Allah kendi katından yakın zamanda üzerinize bir azap gönderir. Sonra Allah’a yalvarıp dua edersiniz ama duanız kabul edilmez.” (Tirmizi Fiten-9)

Modern dünyanın acımasız çarkları arasında sıkışıp kalan insan, kendine yeni çıkış yolları ararken, özellikle gençleri hedef alan “Madde Bağımlılığı” giderek daha tehlikeli boyutlara ulaşmıştır.  Müslümanlar olarak iyiliği emrederek çevremizde gördüğümüz kötülükleri hikmetli bir şekilde engellemek en asli görevimizdir. Bizler Müslümanlar olarak bu görevimizi ihmal ettiğimizde işte o zaman cahiliye hayatı yani kötülerin ve kötülüklerin yaşandığı hayat,  hem bizi hem de gençlerimizi büyük çıkmazlara sokacaktır. Gelin henüz vakit varken gençlerimizi her türlü kötülükten ve özellikle de “Madde Bağımlılığı”ndan kurtaralım.

 

Anne ve Babalar!

Yerlerin ve göklerin mutlak sahibi olan, bizi her an koruyup gözetleyen yüce Allah Kur’an-ı Kerim’inde inanan kullarına şöyle sesleniyor;

Ey inananlar! Kendinizi ve evlatlarınızı yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun. (Tahrim/6)

“Benim Çocuğum İçmez” Demeyin!

Zira uyuşturucuya mahallelerimizde o kadar rahat ulaşılabiliyor ki, en saf ve temiz dediğimiz gençlerimiz bile kendini bu illeti içmekten alıkoyamıyor. Anneler ve babalar, evlatlarınız sizin en kıymetli hazinenizdir. Ve bu hazine başkasına emanet edilemeyecek kadar önemlidir. Geriye bırakacağınız en kıymetli yatırım evlatlarınız olacaktır. Salih ameliniz olan evlatlarınızı, cahiliyenin istediği kötülere ve kötülüklere emanet etmeyin. Onları bebeklik döneminde nasıl koruyup gözettiyseniz şimdi de gençlik yıllarında onlara sevgi ve merhamet ellerinizi uzatın. Onları bu ateş çukurundan kurtarın.

Evlatlarınızı;

– Hz. Yakup peygamberin oğlu Yusuf peygamberi şefkatle, sabırla bıkmadan usanmadan aradığı gibi arayın!

– Hz. Hacer annemizin oğlu İsmail’ine suyu aradığı gibi sizde çocuklarınıza çareleri arayın.

İşte o zaman gençlerimiz ve gelecek neslimiz Allah’ın ikram ettiği zemzemine kavuşmuş olacaktır.

 

Ne Yapmalısınız ?

 

Çocuğunuzun Bağımlılık Yapıcı Madde Kullandığını Anladığınızda;

 

1- Paniğe kapılarak öfke ile hareket etmeyiniz.

2- Durumu gözlemleyerek Çocuğunuzun sosyal çevresini inceleyip, sorunun kaynağını tespit etmeye çalışınız.

3- Çocuğunuzun arkadaş ilişkilerini gözden geçiriniz.

4- Çocuğunuzun uyuşturucu madde kullanmasının sebeplerinin arasında, sizin de eksik ve yanlış davranışlarınızın olduğunu göz ardı etmeyiniz.

5- Çocuğunuza kesinlikle kötü davranmayınız, onu suçlamayınız.

6- Uzman bir hekimin bilgisine başvurarak tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediniz.

7- Çocuğunuzu sıkmadan, sevgi ve şefkatli bir yaklaşımla ona daha fazla ve kaliteli zaman ayırınız.

8- Aile bağlarını gözden geçirip, güçlendirmeye çalışınız.

 

Ey Gençler!

 

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim de insanoğlunun yaşama evrelerini bize şöyle anlatıyor;

“Sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarırız. Sonra güçlü çağınıza ulaşmanız için sizi büyütürüz. İçinizden kimi vefat eder; yine içinizden kimi de ömrünün en kötürüm ve yaşlı çağına kadar görülür; ta ki bilen bir kimse olduktan sonra bir şey bilemez hale gelsin.” (Hac/5)

 

Bizleri en güzel şekilde yaratan, bizlere görmemiz için göz, duymamız için kulak, konuşmamız için dil, koklamamız için burun veren Allaha ne kadar şükretsek azdır. Kendi ruhundan üfleyerek insana en güzel anlamı yükleyen Rabbimiz bizlere yaşadığımız dünyanın halifesi olma misyonunu yüklemiştir. Bu güzelliklere sahip olduğumuz halde emanetçi olduğumuz bu dünyada emanetlerimizi başkalarına emanet etmek hüsrana uğrayacaklar zümresinden olacağımız anlamını taşıyacaktır.

 

Gençlik çağı, enerjik, isyana meyilli ve ele avuca sığmayan bir dönemdir… Ama unutmayalım ki, dünya hayatı inişli ve çıkışlı bir hayattır. İnsanoğlunun dünya serüveni aşama aşama sürüyor. Çocukluk, Gençlik ve Yaşlılık…

Her dönemin kendine has güzellikleri ve imtihanı vardır.  İşte bu evrenin en hareketli olan dönemi gençlik yıllarıdır. Enerjinin, zekanın, aksiyonun, heyecanın ve cesaretin zirvede olduğu zamanda hatalara düşmek mümkündür. Ancak her hatanın dönüşü de vardır. Yapmamız gereken yaptığımız hatalardan öncelikle pişmanlık duymaktır. Rabbimizin bize gösterdiği doğrulara göre yaşamaktır. Eğer böyle bir adım atarsak hem dünyada hem de ahirette kurtuluşa eren kullardan oluruz. Unutmayın cennet bize uzak değil!

      Sonuç

Toplumları derinden sarsan sayısız sorunların yaşandığı günümüzde, insanlık onuruna yakışır “Öncü Kur’an Neslinin” inşası için birey, aile, cemaat ve toplum olarak hepimize ciddi görevler düşmektedir. Özellikle gençlerin fikir ve zihin dünyalarının sağlam inanç ve manevi değerlerle temellendirilmesi gerekir. Zira toplum; inançlı, ruhen ve bedenen sıhhatli ve dinamik gençlerle ayakta durur. Bu yüzden sadece uyuşturucuya değil, zihin ve fikir dünyamızı uyuşturan her şeye hayır denmesi gerekmektedir.

– Rabbim neslimizi ve gelecek nesilleri her türlü kirli tuzaklardan korusun.

– Rabbim madde kullanan tüm kardeşlerimizi biran önce o bataklıktan kurtarsın.

Selam ve Dua ile…

 Fatih RAZİ

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder