Liselilere Yönelik Yaz Programımız Gerçekleşti..

Yine yaz geldi, güneş göründü. Çiçekler açar açmaz heyecanlanmaya başladık biz.
Karıncalar misali hazırlandık da hazırlandık. Kaç kutu salça götürmeli, puding yine yeriz değil mi akşamları, ya yine mi bezelye...
Derken o gün geldi çattı, kalabalık otobüslerimize bindik, tıngır mıngır yola çıktık. Biraz Trakya turu, biraz sıcak, biraz feribot oldu bize kalan ve sağ salim Lapseki’ye ulaştık. Bu yıl daha mı güzeldi burası ne?
Uzun bir konaklama bizi bekliyordu, karıncalar misaliydik ya enerjimizi hiç kaybetmedik, devam ettik aynı tempoyla. Hem şimdi hepsi birbirinden güzel bir sürü kardeşimiz vardı yanımızda. Evlere yerleştik sırası gelince, ama yerleşir yerleşmez pırr dışarı, eğlenecek neler var diye bir turlamak oldu ilk işimiz. Sonra yeni kimler var, geçen sene tanıştığım herkes burada mı diye de bir bakmak lazımdı. Keşif yaptık, güzel de oldu. Hem bir dışarı bakınca gördük ki biz bir boğaz şehrinden gelirken başka boğazların güzelliğini unutmuşuz, burada gün batımını karşılamalı her gün oyun saatlerinde.
Günler günleri kovaladı, günler pek çabuk kovalandı. Güzel hava, sakin deniz, mutlu insanlar ve dopdolu derslerin de bir sonu olduğunu gördük. Dönüş her şeyden zordu. İstanbul’a alışmak ne zor olacaktı. Biraz gözyaşı kattık hüznümüze, yeni telefonlar ekledik rehberimize. Kimileri büyük kararlar almıştı bundan sonrasına dair. Annem ne çok şaşıracak dedi biri, beni bir de kardeşim görsün kıskançlıktan ölecek dedi diğeri.
Hasılı her senekinden daha güzeldi bu yıl Çanakkale. Seneye de bundan daha güzel olur mu?
Hiç büyümesem mi ne dersin anne?