Sinema

Genç Öncüler’in Eylül/134. sayısı “Türk Sineması ve Toplumsal Değişim” manşetiyle çıktı!

Dergide bu ay, Türk sinemasının toplumsal hayatımıza nasıl baktığını ve toplumumuza nasıl bir gömlek giydirmeye çalıştığını irdeledik. Devrimci Sinema ve Ulusal Sinemanın etkilerini araştırdık. Yücel Çakmaklı öncülüğündeki Dini Sinemayı ve neler yapmaya çalıştığını masaya yatırdık. Küresel güçlerin, toplumların kendi planları çerçevesinde dönüşmesi için filmleri nasıl kullandığını sayfalarımıza taşıdık. Diğer yandan, şiir, deneme, kitap tahlili, fotoğraf ve gündem içerikleriyle Genç Öncüler Ağustos ayında da yine dopdolu.

Derginin sunuş yazısı ise şöyle:

Hayatın satır aralarına saklanan ince detayları seyircinin önüne getirmek, günümüzde sinemayı diğer sanat dallarından bir adım öne geçirdi. Bu yüzden sinemanın insanlar ve toplumlar üzerindeki etkisi diğer sanat dallarından daha önde ve belirgin. Bir meseleyi anlatmak, bilinç oluşturmak yahut toplumlara yön vermek isteyenler için sinema artık biçilmiş kaftan. Bir coğrafyada veya dünyada bir kabul oluşturulacaksa, bir unsur iyi ya da kötü gösterilecekse, bir hayat tarzı ikame edilecekse, evet, sinema en iyi yöntem. Soğuk Savaş Dönemi’nde Sovyet Rusya’nın yıkılış sürecini hızlandıran olayın bir film olduğu, ülkemizde Batıcı hayatın detaylarının filmlere gizlendiği artık herkesin malumu. Yeşilçam’ın o şaşaalı filmlerinin detaylarındaki “bilmiş” ve “elit” insanların, “softa” ve “cahil” insanların, kapıcıların, yalancıların, hainlerin hangi tipleri temsil ettiği ise çok şey anlatıyor.

Batı tarafından desteklenen filmlerin hangi senaryoları işlediği de oldukça düşündürücü. Açıkça şunu söylüyorlar: Ben seni fonlayacağım (aslında satın alacağım). Sen de senaryoyu yazarken töre cinayetlerini, ahlaksız ilişkileri, evlilik dışı çocukları, sapkın cinsel seçimleri hayatın merkezindeymiş gibi oynayacaksın. Mesela 1996 yapımı Eşkıya’yı bir de bu gözle izleyelim. Ya da bir dönem yıllarca evimize misafir olan Bizimkiler’i.

Genç Öncüler olarak, bu ay, Türk sinemasının toplumsal hayatımıza nasıl baktığını ve toplumumuza nasıl bir gömlek giydirmeye çalıştığını irdeledik. Devrimci Sinema ve Ulusal Sinemanın etkilerini araştırdık. Yücel Çakmaklı öncülüğündeki Dini Sinemayı ve neler yapmaya çalıştığını masaya yatırdık. Küresel güçlerin, toplumların kendi planları çerçevesinde dönüşmesi için filmleri nasıl kullandığını sayfalarımıza taşıdık.

Talha Ulukır, filmlerin penceresinden hayata baktı. Merve Kesenci yerli ve dini sinemanın tarihini kaleme aldı. Osman Zinnur Aksu Yol filmini, Talha Ulukır Ömer Lütfi Akad’ın Göç üçlemesini, Behram Özdemir Vizontele 1’i tahlil etti. Dosya Dışı konularda Toleuzhan Galiyeva İslam’a Kavuşma yazılarına devam etti. Dücane Demirtaş Din Yorgunluğu yazısı ile köşesinde. Betül Sezer Tanışmak Üzerine adlı hikâyeyi kaleme aldı. Cuma Ertaş adaletin bizim coğrafyamızda nasıl tecelli ettiğini sayfalara taşıdı. Bunun yanında gündem, şiir tahlili, şiir ve deneme yazılarıyla Genç Öncüler Eylül ayında da yine dopdolu.

Genç Öncüler’in genç yazarları olarak gayemiz; toplumsal yaşamımızda karşılaştığımız iyilikleri, kötülükleri, kolaylıkları ve zorlukları, siz değerli okurlarımıza en anlaşılır şekilde aktarmaktır. Kadromuz, adaletle şahitlik vazifesini unutmayarak yazılarını kaleme alma gayretindedir. Çünkü bu bize Rabbimizin vahiyle sabit kıldığı bir görevdir. Bütün sayılarımızı bu bilinçle çıkarıyoruz. Çalışmamızın hayırlara vesile olmasını diliyor, keyifle okumanızı temenni ediyoruz.

Arkadaşlık, kan bağıyla değil gönül bağıyla kurulan, muhabbet yoluyla cereyan eden, dostların arasındaki her halin birbirine sirayet etmesiyle oluşan kardeşliktir. Arkadaşlar sevilen insanlar arasından seçilir ve insan sevdiğinin kusurunu görmez, bize emrolunduğu gibi arkadaşının “ayıbını örtecek” bir duruş sergiler her zaman. Biliyoruz ki insan, dünyada ve ahirette sevdikleri ile beraberdir. Onun için Allah çoğu zaman, bir kulunun kalbinde, bir kimseye muhabbet görür de, onun hürmetine merhamet ederek o insanları sevdiği kullar arasına ilhak eder. Biz de hadiste buyurulduğu gibi : "Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz, kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin.” Emriyle hayatımıza ciddi tesirleri olan bu konuyu kısa film yarışmamızda işlemek istedik.

Kur’an tilavetiyle başlayan program Genç Öncüler Gençlik Hareketi Genel Başkanı Aşkın Özcan’ın hareket adına yaptığı konuşmada, liseli gençlerin bu alana gönül vermiş olmasının önemine değinmesiyle devam etti. Biz de Genç Öncüler olarak bu yarışmanın onlar için bir başlangıç olmasını ve bu alandaki çalışmalarının başarılı bir şekilde devam etmesini diliyoruz.

Yarışmaya katılan filmler arasından, dereceye giren filmlerin izlenmesi ve ödüllerinin takdimi ile devam eden program da SEKAM Genel Başkanı Prof. Dr. Burhaneddin Can medyanın yaptırım gücüne değinerek, çizgi film ve bilgisayar oyunları alanın da yer bulmamız gerektiğini ifade etti.

Yarışmaya katılan tüm kardeşlerimizi tekrar tebrik ederken, hazırlık aşamasında onlardan hiçbir desteğini esirgemeyen hocaları Ömer Dişbudak’a ve ailelerine teşekkürü bir borç biliriz.

Yarışmanın kazanan isimleri ise şu şekilde oldu:

Genç Öncüler Özel Ödülünün kazananı, “Yenilgi Yenilgi Büyüyen Bir Zafer Vardır” filmi ile Elif Beyza Menevşe oldu.

Üçüncülük ödülü ise “Dost İstersen” filmi ile Eygi Uçak’a verildi.

İkincilik ödülünü “Bana Yaşadığın Şehrin Kapılarını Aç” filmi ile Zeynep Sude Erilli oldu.

Birincilik ödülü “Yara Bandı” filmi ile Şevval Kılıç’ın oldu.