casino maxi

Gündem

İslam orduları 1000 sene evvel girdikleri Kudüs’ü yüzyıllar boyunca izzetle ve adaletle yönetti. Ne zaman bir zaaf gösterip Kudüs işgal edilse hemen toparlanıldı ve gözler ve gönüller ve hayaller Kudüs’e döndü. İslam’ın elbisesini giyen müminlerin suretinde bir mübarek Selahaddin çıktı ve Haçlı ordusuyla gaza ederek Kudüs’e layık olduğu esenliği teslim etti.

Yüzyıllar geçti ve nizam bozuldu. Siyonistler Kudüs’e yerleştirildi ve mübarek belde işgal edildi. Şimdi ise Kudüs’ü tamamen sahiplenip Müslümanları şehirden silme emelleri güdüyorlar.

Fakat unutmamalılar! Ve fakat biz unutmuyoruz. Belki nesillerimiz değişir, belki suretlerimiz değişir, fakat Kudüs davamız değişmez. İçimizde yanan ateş sönmez. Mücadele azmimiz eksilmez. Aralık 2014'te 90. sayımızda Kudüs direnişini işlemiş ve "Direnişin Öğretmeni: Mescid-i Aksa" demiştik. Şimdi tekrar söylüyoruz: Belki nesiller değişir, fakat Kudüs davası mahşere kadar sinelerimizde olacak.

Genç Öncüler’in Aralık/125. Sayısı “Sokağın Çocuğu Olur Mu?” Manşetiyle Çıktı!

Dergi bu ay, çeşitli nedenlerle sokağa mahkûm edilen çocuklarımızı yazıyor. “Sokak Çocuğu” kavramsallaştırmasının yanlışlığı, çocukları çalışmak zorunda bırakan nedenler, aileleri tarafından istismar edilen çocuklar da dosyada kendisine yer bulan konulardan. Sokaklarda yaşayan ve çalışan çocuklarla ilgili çalışmalar yapan kurumlar da dergide işleniyor. Çalışan çocuklarla yapılan röportajlar da dosyada.

Diğer yandan röportaj, sinema, gezi yazısı, köşe yazıları ve gündem içerikleri ile Genç Öncüler aralık ayında 125. sayısı ile yine dopdolu.

Derginin sunuş yazısı ise şöyle:

Allah insanı bir erkek ve bir dişiden yarattı. Aralarına muhabbeti koydu. Kalpleri birbirine ısındırdı. Allah, insanı bir anne ve bir babayı vesile kılarak yarattı. Ve annelik duygusunu… Anne, yavrusunu en kıymetli yerde büyüttü. Yavrusunu sinesinde büyüttü. Onu sarıp sarmaladı. Evladının üzerine titredi. Kendinden geçti, evladından geçmedi.

Anne hassasiyeti dilimize de yansıdı. Ağlarsa ana ağlar, gerisi yalan ağlar demişiz. Ananın bastığı yavru incinmez demişiz. Analı kuzu kınalı kuzu demişiz. Demişiz çünkü annenin şefkati her duygunun üstünde. Demişiz çünkü annenin diğer adı merhamettir.

Hal böyle iken şefkat ve merhamet görmemiş çocuklar gördük. Şaşırdık, hayret ettik. Bir çocuk, bir anneden olduğuna göre, çocuk nasıl şefkatten uzak kalır? Sonra fark ettik ki çocuklara merhamet etmesini beklediğimiz şeylere biz annelik yakıştırmasını biz yapmışız. Taşları anne yapmışız ve çocukların üzerine titremesini beklemişiz. Kaldırımlara çocukları itmişiz ve annesinin bağrı gibi taşlara uzanmasını beklemişiz.

Son zamanlarda karşımıza çıkan bir kavram, “Sokak Çocukları”. Bu ay dergi dosyamızı sokakta yaşayan çocuklara, sokağa itilmiş çocuklara, sokakta çalıştırılıp para kazanmaya zorlanan çocuklara ayırmaya karar verdik. Dosya üzerinde çalışmaya başlayınca her yerde karşımıza aynı ibare çıktı: “Sokak Çocukları”. Fark ettik ki sokağa mahkûm olan çocuklara “sokak çocuğu” dedikçe sokakları çocuklara anne yapıyoruz. “Sokağın çocuğu olmaz. Çünkü taşlar çocuk doğurmaz.”

Genç Öncüler, bu ay, sokağa mahkûm edilen çocukları dosyasına taşıyor. Sokakta yaşamak zorunda kalan çocuklar, zorla çalıştırılan, istismar edilen, dilendirilen çocuklar dosyanın konusu. Bir yandan da gerçekten çalışmak zorunda olan çocuklar var. O çalışmazsa çalışacak kimseleri olmayan, koca yürekli çocuklar da dosyanın konusu. Çözüm önerileri, yapılan çalışmalar, hukuksal haklar, metinlerin içeriğini oluşturuyor.

Elif Balat, sokağa mahkum edilen çocukları yazdı. Ali Yaşar, “Sokak Çocuğu”nu tırnak içine aldı. Osman Zinnur Aksu, sokak çocuklarının geleceğini sorguladı. Mahinur Özdemir, Kıyıya Vuran Balıklar” hikayesini sayfalara taşıdı. Toleuzgan Galiyeva, İslam’a Kavuşma yazı dizisine devam etti. Mehmed Eşref, vefat yıl dönümünde Mehmed Akif’i andı. Furkan Gençoğlu, Floransa Roma gezisini yazdı.

Bunun dışında gündem, analiz, gezi yazısı, film kritiği ve şiir bölümleriyle Genç Öncüler dergisi ekim ayında da yine dopdolu.

Genç Öncüler'in genç yazarları olarak gayemiz; toplumsal yaşamımızda karşılaştığımız iyilikleri, kötülükleri, kolaylıkları ve sıkıntıları, siz değerli okurlarımıza en anlaşılır şekilde aktarmaktır. Kadromuz, adaletle şahitlik vazifesini unutmayarak yazılarını kaleme alma gayretindedir. Çünkü bu bize Rabbimizin vahiyle sabit kıldığı bir görevdir. Bütün sayılarımızı bu bilinçle çıkarıyoruz. Çalışmamızın hayırlara vesile olmasını diliyor, keyifle okumanızı temenni ediyoruz.
Allah'a emanet olun.

Ey inananlar! Kendinizin, ana babanızın ve en yakınlarınızın aleyhine dahi olsa adaleti titizlikle ayakta tutan ve sırf Allah için şahitlik eden kimselerden olun. (Şahitlik ettiğiniz) Zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın)! Çünkü Allah her ikisine de (sizden) daha yakındır. Öyleyse kendi boş arzu ve heveslerinize uymayın ki adaletten uzaklaşmayasınız. Eğer (gerçeği) çarpıtırsanız ya da (şahitlikten) kaçınırsanız biliniz ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır. Nisa/135

Abonelik için irtibat numarası: 05392446562
Yıllık Abonelik Ücreti: 100 TL

Ayrıca genconculereyaziyorum@gmail.com adresine yazı ve görsel çalışmalarınızı gönderebilirsiniz.