casino maxi

IV. HAÇLI SEFERİ -1-

Tarih Ağu 18, 2014 0 Yorum

Muhammet TUTKUN*

Haçlı Düşüncesi

Dördüncü Haçlı Seferi içeriği ve sonuçları bakımından incelendiğinde diğer hiçbir haçlı seferine benzemez. Çünkü bu seferde haçlıların, her seferde olduğu gibi, doğuyu “kafirlerin elinden kurtarmak” düşüncesi ile başlamış, devreye giren çıkarların ve hırsında büyük etkisiyle kendi dindaşlarının yaşadığı Bizans’ın ele geçirilmesi ve yağmalanması ile sonuçlanmıştır. Bu yönüyle Dördüncü Haçlı Seferi, haçlı düşüncesinin söylendiği gibi dini bir boyutu olmadığının; bu düşüncenin tamamen çıkara dayalı, o dönem Avrupası’nda yaşayan insanların dini duygularının ve parasızdan kaynaklı zor durumlarının kullanılmasıyla kralların, papaların, prenslerin kendi çıkarlarını gerçekleştirdiklerinin en büyük örneğidir. Haçlı seferleri o dönem ki yönetici kesimin doğudaki zenginliği ele geçirmek istemesinden dolayı yapılmıştır. Haçlı seferlerinin yapılmasındaki bir diğer gerekçe ise o dönemde Avrupa’da had safhada olan hırsızlık, cinayet gibi şeyleri yapan kitlenin gücünün başka bir mecraya akıtılmak istenmesidir. Papanın bu seferlere katılacak olanların günahlarının bağışlanacağını söylemesi bu kitleyi seferlere katılmaya itmiştir. Bu sayede Avrupa bir anlamı ile kendi içindeki pisliği bu kanala akıtarak kendi ülkesinde rahat yaşama yolunu seçmiştir. Bir diğer önemli sebep ise Avrupa’da ki paralı askerlerin, şövalyelerin, eşkıyaların doğuya giderek burada kendilerine yeni bir hayat kurmak istemeleridir. Doğunun zenginliğini, rahat yaşam koşullarını gittiği her yerde duyan buna karşılık kendi ülkesinde, kendi hayatında her türlü zorluk çeken bu kitle seferlerle buraya giderek, burada başarı göstererek, burada ganimet elde ederek kendi hayatını idame ettirme düşüncesi taşımaya başlar.

Seferin Sebepleri

1189-1192 yılları arasında yapılan 3. Haçlı Seferi’nin amacı kutsal şehir Kudüs’ü Haçlıların elinden almaktı. Kudüs’ün geri alınamaması Haçlılar açısından çok moral bozucu bir şeydi. Ancak 3. Haçlı Sefer’inde gösterilen kahramanlıklar 4. Haçlı Seferi’nin, bir yerde, yapılma sebebidir denilebilir. Çünkü 8 Ocak 1198 tarihinde Roma’da iktidarı ele geçiren “çok ihtiraslı”[1] yeni papa III. Innocentius, İslam’ın Doğu Akdeniz’de ki merkezi olan Mısır’ı işgal ederek Kudüs’ü kâfirlerin elinden kurtarmak niyetindeydi. Bu sebeple aynı yıl Ağustos ayında yeni bir Haçlı seferi ilan etti.
4. Haçlı Seferi’nin  hedefinin Mısır’dan din kardeşi oldukları Hristiyanlara doğru dönmesinin en önemli sebebi ise iktidar, para ve bir orduyu ayakta tutmak için en önemli şey olan yiyecek ihtiyaçlarıdır.[2] Bu sebeple ilk kurban Latinlerin elinde bulunan Zadar şehri, ikinci kurban ise o dönemde  Hristiyan aleminin en zengin ve en büyük şehri olan Bizans’ın başkenti Konstantinapolis olmuştur.

Orduların Başındaki En Önemli Komutanlar

Haçlı Komutanları

1) Montferratlı Boniface: Kuzey batı İtalya’daki Montferrat’ın markisi olan V. Guillaume’nin küçük oğludur. 1150lerin başlarında doğmuştur. Ağabeyi Conrad Nisan 1192’de Ortadoğu’da suikaste kurban gidince markilik makamına Boniface oturdu.1201 yılında  4. Haçlı Seferinin başkomutanı seçildi. O yılın Noel’inde Hagenau’da kuzeni olan Schwaben dükü Philip ile görüşmüştü. Kaçak  Bizans veliahtı Aleksios Angelos ile burada tanıştırıldı. Bu sırada Aleksios’un tahta yeniden oturtulmasının tartışıldığı muhtemeldir. Bu yüzden Boniface seferin Konstantinapolis’e yönelmesine arka çıktığı düşünülmektedir.[3]
2)Duka Enrico Dandolo:1100’lü yılların başında Venedik’te doğmuştu. Genç yaşlarında Bizans’a giden önemli elçilik heyetlerinde bulunmuştur. Nisan 1192’de duka seçilmiş,29 Mayıs 1205’te ki ölümüne kadar hüküm sürmüştür. Haçlı Seferi’nin zor durumda kaldıklarında çoğu gemisini o yaptırtmış, çoğu zaman ordunun ihtiyaçlarını gidermiştir.

Bizans Komutanları

1)III. Aleksios: Seferden önce Bizans’ın başında bulunan imparatordur. Seferin ilk döneminde de Bizans’ın başında o vardır. Ağabeyi İsakios’u bir komplo sonucu tahttan indirmiş ve onun yerine Bizans’ı yönetmeye başlamıştır. Zayıf iradeli, lüks düşkünü tembel ve rüşvet yiyen birisi[4]  olarak tarif edilir. II. Aleksios 4. Haçlı Seferi sırasında Haçlı ordusuna kısa süre dayanabilmiş daha sonra tahtta kalamayacağını anlayınca kaçmıştır.1204 sonlarında Montferratlo Boniface onu bulmuştur.
2)IV. Aleksios Angelos: 1182 ya da 1183 yılında dünyaya gelmiştir. II. İsakios kardeşi tarafından tahttan indirilip zindana atılınca oğlu Aleksios İtalya’ya kaçmıştır. Orada destek bulamayınca da
Schwaben kralı II. Philip’ten destek bulmuştur.1203 yılında Korfu Adasın’da Haçlı ordusuna katılmıştır.

Hasım Kuvvetlerin Özellikleri

-Ortaçağ ordularının kimliğinde ve maneviyatında din vardır. Haçlı seferleri geneli itibariyle din adına, Kudüs’ü kurtarmak için yapılmıştır. Bu seferde din için yapılmıştır.
-Sefer yapıldığı dönemde dünya üzerinde istihbarat toplama çok yaygındır. Bu iş için özel insanların yetiştirildiği ve becerilerin çok ileri gittiği bir dönemdir.
-Dördüncü Haçlı Seferi’ne katılmış yöneticiler ve önemli insanlar hakkında birçok şey bilinirken halk kesimi tamamen karanlıkta kalmıştır. Bunların ne yediği ve ya nasıl ödeme yapıldığı tamamen muğlaktır.[5]
-Bu dönemde ordularda, özellikle Avrupa ordularında profesyonelleşme vardır. Bu durum çok yetenekli ancak vahşilikleri ile ün salmış pek çok kişinin orduya alınmasına yol açmıştır.
-Venedik’in Dördüncü Haçlı Seferi süresince Haçlılara yaptığı yardım inkar edilemez. Ne kadar seferin yönünü ve hedefini değiştirmiş olsa da Venedik bu sefer süresince orduya her türlü yiyecek, silah, gemi vb. yardımını yapmıştır. Yani kısacası Venedik olmasaydı seferin başarılı olması ve Konstantinapolis’in fethedilmesi zordur.
-Bu dönemdeki Bizans zayıf bir askeri devlet olarak kabul edilir. Selçuklular karşısında alınan feci bir Malazgirt yenilgisi vardır. Ancak bu dönemdeki Komnenos Hanedanı sürecinde orduda bir canlanmaya tanık olunur. Bununla birlikte yine bu dönemde alınan bir diğer yenilgi Miryakefalon vardır. Yani bu dönem tam bir muammadır.[6]
-12. yy. ‘ın sonlarına  gelindiğinde Osmanlı sadece askeri değil aynı zamanda zirai ve iktisadi insan gücü sıkıntısı çekiyordu. Yine talimli asker kıtlığı da bu dönem birey bazlı sorunlarındandır. Bu da ister paralı olsun isterse müttefik olsun yabancıların ordu saflarını doldurması anlamına geliyordu. Bir zamanlar Bizans ordusuna en iyi askerlerini veren Anadolu topraklarının geri alınamaması da bu sorunun büyümesine yol açtı
-Düşük maneviyat göründüğü kadarıyla Bizans İmparatorluğu’nun en önemli sorunuydu. Gerek Avrupa’da gerekse de Avrupa dışında Bizanslıların askeri güçten yoksun olduklarına dair yaygın bir düşünce öteden beri vardı.
-Bu kadar olumsuzluğa rağmen Bizans ordusu halen subay ve askerleri arasındaki katı disiplinle, düzenli ödenen ücretleriyle ve seferde etkili şekilde silah, zırh ve at dağıtılan ikmal sistemiyle ünlüydü. Komuta yapısı geleneksel olmakla beraber yeni imparatorlar savaşçıydı.
-Bizans ordusu teşkilat bakımından halen bölge ve sıklıkla da dil esaslarına göre askere alınan yerel birliklere ilave olarak etnik paralı yabancı asker birlikleri ve seçkin saray ya da muhafız bölüklerinden meydana geliyordu.

Haçlı Planları

Dördüncü Haçlı Seferi ters giden planlara tipik bir örnektir. Sefer düzenleyicilerinin niyetlerinden çok farklı yerlere gitmiştir. Yine de Konstantinapolis’e yapılan saldırının spontane geliştiğini söylemek, yanılmak demek olur. Konstantinapolis direk ele geçirilmek şeklinde olmasa da, bir şekilde  Dördüncü Haçlı Seferi düşüncesi içerisinde yeri vardır. Bu yer geçiş hakkı lojistik ve belki de mali destek olarak düşünülmüştür. Haçlı ordusu Mısır’a giderken Bizans topraklarına kullanacak, ordunun yetersiz kalması durumunda  Bizans’tan takviye birlik istenecek, gemilerin yetmediği yerlerde Bizans donanmasından Haçlıları taşıması istenecek  ve en önemlisi de gerektiği durumlarda (anlaşma yapılacağında, esir
kurtarılacağında, başka yerlerden geçiş izni alınacağında vs.) maddi yardım alınacaktı. Ancak işin içine Venedik’in girmesi bütün planları değiştirdi. En başta ordunun birlikte hareket edeceği ve kalabalık bir şekilde Mısır’a gidileceği düşünülürken, daha sonra ölümlerin olması, aradaki anlaşmazlıklar, geri dönenlerin olması orduda erimeye yol açtı. Bu durumda Haçlı ordusunun yöneticilerine Venedik’ten yardım istemeye itti. Venedik ilk yardım teklifinin sonrasında Zadar’ın alınmasına yardım etmelerini istediğinde ilk sapma gerçekleşti. Daha sonra işin içine ilerleyen süreçte babası tahttan indirildiğinde kaçmış olan Aleksios dahil olduğunda bu seferin bir daha ilk plana dönemeyeceği anlaşılmış oldu. Zaten ordu da Konstantinapolis önlerinde ileriye doğru daha fazla ilerlemedi. Konstantinapolis’in alınması Haçlı seferi düşüncesi başarısız oldu.

*İstanbul Üni. Tarih Bölümü 4. Sınıf

 

[1] Nicolle,David,Dördüncü Haçlı Seferi 1202-04 (trcGürkan Ergin),Türkiye İş Bankası Kültür Yay.,İstanbul 2013, syf 7.

[2] Nicolle,a.g.e.,syf 10.

[3] Nicolle,a.g.e.,syf 22

[4] Nicolle,a.g.e.,syf 25

[5] Nicolle,a.g.e.,syf 30

[6] Nicolle,a.g.e.,syf  34

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder