casino maxi

İslam’ın kaynağı nedir?

Düşünce Oca 11, 2016 0 Yorum

İslam hakkında yapılan tartışmalar hem medyada, hem de halkın arasındaki tartışmalarda sürekli gündeme gelmektedir. Bu tartışmalarda kimin haklı olduğuna, hangi fikrin dini gerçeklere uygun olduğuna nasıl karar vereceğiz? Neden islam adına farklı doğrular ileri sürülmektedir? Gerçek dini, din olmayandan nasıl ayırt edeceğiz? Şimdi bu soruları cevaplamaya ve bu konudaki kafa karışıklıklarını gidermeğe çalışalım.

Öncelikle cevaplanması gereken en önemli soru, “İslam dininin kaynağı nedir?” sorusudur. Çünkü bu soruya verilecek cevap diğer soruların cevabını da belirleyecektir. İslam adına ortaya atılan farklı fikirlerin temel kaynağı bu soruya verilen farklı cevaplardır. Dini tartışmalara “Dinin kaynağı nedir?” sorusuna net bir şekilde cevap vermeden girişmek ve her soruyu teker teker, dini anlamadaki yöntemi belirlemeden ele almak, medyada ve halkın arasında gördüğümüz çıkmazın birinci sebebidir.

“İslam dininin kaynağı nedir?” sorusuna vereceğimiz cevap, bizim dini anlamadaki yöntemimizin temelini belirleyecektir. Bu soruyu cevaplamadan tartışmaya girenler, yöntemsiz bir şekilde dini anlamaya kalkışıyorlar demektir. Söz konusu kişilerin bir soruya Kuran’dan, bir soruya bir hadis kitabından, bir soruya kendi dünya görüşlerinden, bir soruya bir mezhepten, başka bir soruya apayrı bir mezhepten cevap verdiklerini görüyoruz. Yöntemsiz bir şekilde dine yaklaşanlar sonunda; kendi istek, arzu ve saplantılarını dinselleştirmeye kalkmaktadırlar. Bu kişilerin ileri sürdükleri fikirler sağlam bir mantığa (yönteme) dayanmadığı için ise, bu görüşleri duyan kişiler, bu fikirlerin neden ve nereden kaynaklandığını anlayamamaktadırlar. Bu yüzden dini anlamadaki yöntemi belirlemek ve “Dinin kaynağı nedir?” sorusuna öncelikle cevap vermek, din adına ortaya atılan kafa karışıklığını gidermenin en önemli şartıdır.

İslam, Allah tarafından insanlara gönderilen bir dindir. O zaman “İslam dininin kaynağı nedir?” sorusu; Allah’ın beklentilerinin, isteklerinin, emirlerinin, tavsiyelerinin neler olduğunu doğru bir şekilde anlamamızı sağlayacak kaynak, Hz. Muhammed ve içinde bulunduğu toplum kitap nedir iman nedir bilmezken(Şura;52), yolunu şaşırmışken doğru yolu gösteren(Duha;7), karanlıklarda aydınlığa çıkaran(Hadid;9), Allah’ın elçisi Muhammed’e vahyettiği ve Onun da insanlara ekleme ve eksiltme yapmadan(Hakka;44-46) tebliğ ettiği, yazdırdığı ve sorumlu tutulacağımız (Zuhruf,44) yegane kitap Kur’an-ı Kerim’dir.

Kur’an’dan anlaşıldığı üzere din adına tek hüküm koyucu Allah’tır.(Yusuf;40) Allah mesajlarını insanlığa, Kur’an vasıtasıyla eksiksiz(Enam;38,115), çelişkisiz(Nisa;82), ayrıntılı(Nahl;69), kolay anlaşılır(Kamer;17), tam(Ankebut;51) ve apaçık(Yasin;69) bir şekilde göndermiştir. Bu ise Kur’an ayetlerince belirtilen hususları belirleyip, Kur’an’ın anlattığı şekilde İslam’ı kabul etmek; Allah dışında hiçbir kimsenin hüküm koyucu olarak kabul edilmemesi demektir. Bu yüzden bu yaklaşımımız; Allah dışında, “mutlak dini hükümler” ilan edilenlerin tamamının, bu geçersiz yetkilerinin ellerinden alınıp; dinin tek sahibi Allah’a, hiç kimseyi O’nun hükmüne ortak etmeden, yönelmek demektir. Kur’an’ı insanlara ileten, ilk Müslümanları örgütleyip, kendisi de dini konularda yalnız Kuran’a uyan Peygamberimiz; Kuran’ın dışında bir dini kaynağı insanlara sunmamış, yazdırmamış ve öğretmemiştir.

Deki; Ben yanlızca bana vahiy edilene uyarım. (Kur’an;6/50, 7/203, 10/15,109, 46/9)

Hadis kaynaklarında da rivayet edildiğine göre Talha İbnu Musarruf şöyle dedi: Ben Abdullah İbn Ebi Evfâ’ya: – Peygamber vasiyet etti mi diye sordum. – Hayır, dedi. Bunun üzerine ben : -Öyleyse insanlar üzerine vasiyet etmek nasıl farz yazıldı, yahut insanlar nasıl vasiyet etmekle emr olundular? Dedim. Abdullah İbn ebi Evfâ : -Resûlullah, Allah’ın kitabına tutunmak ve onunla amel etmeyi vasiyet etti, dedi. (Buhari, Kitabu’l -Vesâyâ 3 cilt 6 sayfa 2583, ötüken 1987 )

Resûlullah Veda Hüdbesinde : “Ey Mü’minler! Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmayacaksınız. O emanet Allah’ın kitabı Kur’an’dır.” (Buhari. Kitabu’l – Hac cilt 4 sayfa 1648, Ötüken 1987)

Son olarak, Peygamber’in söylediği veya yaptığı iddia edilen bir söz veya eylem Kur’an’la çelişir, dine ilave veya eksiltme yaparsa; Bilin ki bu hem dine, hem de Peygamber’e iftiradır. Çünkü Peygamber Allah’ın sözlerine aykırı birşey söylemez ve yapmaz.

Beşir Eren

Anadolu Üniversitesi

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder