Genç Öncüler 31 Aralık 2011 Cumartesi günü kitle faaliyetlerine bir yenisini daha ekledi. “Bir Gençlik Aranıyor! Geç olmadan…” çağrısına kulak veren 900’e yakın konuk, Ali Emiri Kültür Merkezi’ni sabahın erken saatlerinde doldurdu.
Kayıt işlemlerinin tamamlanmasının ardından, Burak Yakupoğlu’nun sunuculuğundaki program Kuran tilaveti ve sinevizyon gösterimiyle başladı. Ardından Yusuf Şentürk kardeşimiz Genç Öncüler’i tanıtan ve sempozyumun amacını özetleyen konuşmasını yaptı. Sıra, alanında uzman konuşmacıların, kafamızdaki soru işaretlerini giderecek konuşmalarına gelmişti. İlk konuşmacı Prof. Dr. Nevzat Tarhan’dı. “Postmodern Hayatın Gence Sunduğu Senaryolar” başlıklı konuşmasında, gençleri, popüler kültürün çıkmazından kurtulabilmek için farkındalık oluşturmaya çağırdı. 3F’nin (futbol, film, festival) gençler üzerinde adeta narkoz etkisini oluşturduğunu söyleyen Tarhan, ümidimizi yitirmememiz ve hedeflerimizi iyi belirmemiz gerektiğine vurgu yaptı. İkinci konuşmacı ise “Bir Karadelik: izm’ler” başlığı ile Abrurrahman Arslan oldu. Arslan, izm’lerin doğuşuyla birlikte din adamlarının yerini entelektüellerin aldığını, fakat İslam’ın kendi kalıplarından başka bir kalıba sığdırılamayacak bir din olduğunu vurguladı. İzm’lerin birbirinin karşıtıymışçasına ortaya çıkmasına rağmen birbirini beslediğini söyleyen Arslan, üniversite öğrencilerine de “başkalarının sloganlarını papağan gibi tekrarlamaktan vazgeçmeleri” yönünde çağrı yaptı. Birinci oturumun ardından namaz ve ikram arası verildi.
Onlar da gençtiler!” adlı ikinci oturumun ilk konuşmacısı “Tevhidi Bir Teslimiyet: Hz. İbrahim” konusu ile Prof. Dr. Yaşar Düzenli oldu. İbrahim (as)’in farkındalığı sayesinde sürüden ayrıldığını, aklı selim bir şekilde Allah’a teslim olduğunu anlatan Düzenli, sağlıklı bir Müslüman olmanın göstergesinin kötülükler karşısında yüzünün buruşması, vicdanının rahatsız olması gibi refleksler göstermesi olduğunu belirtti. Son konuşmacı ise “Edep ve Haya Rehberleri: Hz.Yusuf ve Hz. Meryem” başlığı ile Abdullah Yıldız oldu. “Hayy’dan haya etmeyen, diri bir hayat sahibi olamaz.” diyerek başladığı sözlerine, bir erkek ve bir hanım olarak Hz. Yusuf ve Hz. Meryem’in hayasızlık karşısında verdiği “Ben Allah’tan korkarım!” tepkisini hatırlatarak sürdürdü. “Müslüman olmak önemli, fakat müslümanca yaşamak ve Müslüman olarak ölmek çok çok daha önemli!” diyerek sözlerini bitirmesinin ardından program sona erdi.
Oldukça faydalı bilgiler edindiğimiz ve manevi anlamda doyduğumuz bu faaliyetimizde, bir çok yeni simayla tanışmış olmaktan dolayı ayrı bir mutluluk yaşadık. Yeni tanışmış olduğumuz tüm kardeşlerimizi etkinliklerimizde tekrar görüşmek üzere bekliyoruz…
















