casino maxi

Genç Öncüler Liseli Erkekler Lapseki Kampı

Genç Öncüler Gündem 6 Eylül 2017 0 Yorum

LAPSEKİ LİSELİ ERKEKLER KAMPI

Seksen kişiydik. Gecenin bir yarısında kamp alanına varıp hızlıca otobüsten indik ve odalarımıza yerleştik. Sabahı nasıl ettiğimizi hatırlamıyorum. Güneş doğmadan yataklarımızı topladık ve sabah namazını eda ederek güne başladık. Hoş bir esinti tenimizi okşuyor, saçlarımızı havaya savuruyordu. Kahvaltı için güzel bir ortam…

İlk günden itibaren güne hep derslerle başladık. Öğleye kadar farklı oturumlarda farklı ağabeylerimizle muhabbet etme imkânımız oldu. Hem tanıştık, hem kaynaştık hem yeni yeni şeyler öğrendik.

 

Etkinliklerin ayrı bir yeri vardı. Havuz; en vazgeçilmezimiz. Futbol ve voleybol turnuvasında coşkuyu, okçulukta dikkati ve heyecanı yaşadık. Kurt kuzu oyununu bilmem bilir misiniz? Bilmiyorsanız çok şey kaçırdınız, benden söylemesi.

 

Hiç kamp ateşi yaktınız mı? Seksen kişi düşünün. Bir de deniz kenarı… Toprağın etrafında halka yapmış, kamp ateşi gözlerine yansıyan gençler… Ateşin etrafında söylenen marşlar, ezgiler… Bence de fazla heyecanlı.

Futbol turnuvasına bir parantez daha açalım. Final maçı Şehzade-Bayermümin arasındaydı. Mücadeleyi “Bayermümin” kazandı.

Bir parantez de arkadaşlığımıza. Yeni tanışsak bile aynı odalarda kalınca kırk yıllık arkadaş gibi oluyoruz. Dün tanıştığımız arkadaşlarımızın derdini dinledik, sıkıntısını paylaştık, beraber gülüp ağladık. Ne kazandık diye bakınca şunu diyorum: Bu da yetmezse ne yeter?

 

 Bir de şakalarımız vardı tabi. Ağ şakası kampın favorisi olmaya aday. Kale ağlarının içine sarılı, yüzü köpüklü çırpınan bir balık düşünün. Kocaman bir balık. Kocaman yani eşşek kadar. Anlatabildim değil mi?

Su topu savaşı yapmadıysanız henüz, bir deneyin derim. Ama adam akıllı ıslanıp her tarafınızın çamura batacağı bir yerde.

 Herkes Hüseyin Abi’nin sohbetini dört gözle bekliyordu.

Ozan Abi’nin çaldığı saz bizi başka âlemlere götürdü.

 Başakşehirli arkadaşların yazdığı beste abilerimizin gönlünü aldı. Birçok abinin yüzümüzü güldüren tasvirlerini barındıran bu beste, aklımızda kalacak. Yuşa kardeşimizin rap şovu da herkesi coşturdu. Bu ilginç ve orijinal gösteri bizi gülme krizine soktu.

 

Kamp sonunda kampın enlerini de seçtik. En komik, en heyecanlı, en çok yiyen, en haylaz, en gözü kara…

 

Kamp bitiminde hüznü ve mutluluğu, paha biçilmez bir sevinç ve özlemi hep beraber yaşadık. Tadı damağımızda kaldı.

 

Bir kampta olabilecek her türlü kardeşlik, uhuvvet, dostluk, candaşlık, hep aramızdaydı.

 

 Kamplar, hem sohbet ve muhabbet, hem dinlenme hem de Allah’ı hatırlama ve tefekkür etme mekânlarıdır. Şehrin kargaşası içinde bunaldığımız zaman, şehrin dışına kaçıp kâinatı izlediğimiz yerlerdir. Gökyüzünü izlediğimiz, yıldızlarla haşır neşir olduğumuz, Yedi Kandilli Süreyya ile konuştuğumuz, iskelede dalgaların sesinden başkasına kulaklarımızı kapattığımız yerlerdir. Bu kamp döneminde de bunlardan geri kalmadık. Tefekkür ettik, Allah’ı andık. Tazelendik, umutlarımızı yeşerttik. Necip Fazıl’a kulak kabarttık:

 

“Kalk arkadaş, gidelim
İnsanın unuttuğu
Allah’ı zikredelim; 
Gül ve sümbül hırkamız,
Sulular, kuşlar, halkamız...”

 

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder