Genç Öncüler Dergisi' nin Aralık/149. sayısı “Kültürel İktidar Kavgamız” manşetiyle çıktı!

Dergi Arşivi 19 Aralık 2019 0 Yorum

Merhaba. Genç Öncüler’in Aralık/149. sayısı “Kültürel İktidar Kavgamız” manşetiyle çıktı!

Dergide bu ay yakın zamanda şiddetlenen kültürel iktidar kavgası, yaşam biçimlerini çakışması ve

toplumsal hegemonya konu başlıklarından.

Editör yazısı ise şöyle:

“Kültürel iktidarı kaybediyoruz” hep duyduğumuz bir cümle değil mi? Gerçekten de yakın zamanda

insanlarımızın yaşam biçimleri ve düşünceleri üzerinde ciddi bir kavga döndüğü aşikâr. Fakat bunlar

çoğu zaman pek de görünür olmayan veya farkında olmaksızın kanıksadığımız şeyler; giyim

kuşamımız, dinlediğimiz müzikler, ağzımızda yer etmiş belirli kelimeler, ifade kalıpları, okuduğumuz

kitaplar, çalıştığımız ve ilgi gösterdiğimiz alanlar, insanlarla iletişim kurma biçimlerimiz…. Başka bir

ifadeyle “ben”den “biz”e yaşantımızın kodlarını içeren, bu coğrafyadaki kaderimizi şekillendiren her

unsur. Böylesine “büyük bir resimden” baktığımızda kültür kavgasının siyasetten ve ekonomiden çok

daha fazla ilgi çekmesi gerektiğini, burada kazanılacak bir zaferin veya yüzleşilecek bir mağlubiyetin

istikbalimiz üzerinde daha derinden izler bırakacağını söylemek, öngörmek çok da zor olmasa gerek.

Fakat sizlerin de bize katılacağınız üzere “kültür kavgası” sadece Türkiye’de değil bütün bir İslam

coğrafyasında ve “kenar kuşağımızın” ötesindeki bölgelerde hakkında pek de bilgi sahibi olmadığımız,

yumruğun nerden geleceğini kestiremediğimiz sürekli değişen bir mücadele sahası.

Öyle hemen yabana atmayalım! Burada gerçekten bir “büyük resim” var. Ne yersek, ne giyersek, ne

dinlersek, ne konuşursak, ne çalışır, nasıl düşünür, nasıl bilir, nasıl hatırlar, nasıl unutursak

istikbalimizde şekillenecek yeni değer yargıları bütün bu unsurlardan bağımsız olmayacaktır. Bu

yüzden neyi taklit ettiğimize bakalım. Hangi kahramanın senaryosunu tekrar ettiğimize, etrafımızdaki

sesleri nasıl işittiğimize, aidiyet ve ünsiyet duygularımızın nereye yönelik olduğuna bir bakalım. Eğer

kültür özelde bireyin genelde ise toplumun bütün bir yaşantısını kuşatan maddi, manevi her şey ise

sizce de bu alanda verilecek mücadele her şeyden öncelikli değil midir? Sizi beklemeden söyleyelim.

Türkiye’nin ve İslam coğrafyasının kaderini belirlemek isteyenler için çoktan böyle.

Şimdi ise sormak istediğimiz sual şu: çağdaş kültür Müslümanlar arasında ne zaman güncel bir konu

başlığı olacak? Sinema filmlerinin, dizilerin, kitapların, saç stillerinin, giyim kuşamın, düşünme ve

konuşma biçimlerinin, tarih anlatısının, mimarinin ve dahasının oluşturduğu sırf bu coğrafyaya has

yargıların günübirlik siyasi tercihleri yönlendirme çabasından daha mı az kıymeti var? Hayırsa kültür

kavgasını tarafsız bırakmayalım!

Genç Öncüler olarak bu ay “kültürel iktidar kavgamızı” dosyaya taşıyoruz. Yazarlarımızdan Aruuke

Uran Kyzy bu ay sizler için kültürel iktidarın oluşumunu ele aldı. Bilal Acar ise son günlerde sıklıkla

farklı kesimlerce dile getirilen beka kavramını kapitalist kültür ile olan ilişki temelinde işledi. Osman

Zinnur Aksu ise kültürü yumuşak güç işleviyle değerlendirdi. Hatice Beyza Öztürk biraz daha özele

 

indi ve mevcut popüler kültürün gençler üzerindeki etkisini irdeleyen bir yazı kaleme aldı. Son olarak

ise Malkoçoğlu, Türkiye’deki kültür kavgasında gerçekten de ikinci bir tarafın olup olmadığını

sorguladı.

Dosya dışında Mehmet Zahid Başak’ın ders notlarının altıncısı yayınlıyoruz. Mahinur Özdemir

deneme köşesinde veciz bir şekilde İnsan Hakları Günü’nü kutluyor. Recep Ayık ise yitirilen

itibarımızın alternatif imar imkanlarıyla bu sayıda bizlerle. Süleyman Taşkın Kudüs’ün İngilizler

tarafından işgalini dönemin tanığı olan Hıristiyan bir Arap müzisyenin gözünden bizlere sunuyor.

Ayşe Can, bu ay Alak suresinden bizlere önemli dersler çıkarıyor. Hacı Tahir Emin hatırlama ve

unutmanın bağlamında folklörün önemini Filistinliler üzerinden önümüze koyuyor. Orta sayfada son

olarak Mehmet Ali Özdemir, Sebilürreşad dergisinde Mehmed Fahreddin’in Feminizm hakkında

yayınlamış olduğu makalenin ve Hakkı Paşa’dan bir vecizenin üzerine kaleme alınan mülahazanın

transkriptini sunuyor. Son sayfaları çevirmeden önce ise sizleri 10 soruda köşesine taşıyoruz.

Bu ayki sayımızda birbirinden güzel deneme, hikâye ve şiir kesitlerini var. Ahmet Sungur Karlı bir

Günde adlı yazısıyla kuyulardaki yalnızlığımızı hissettiriyor. Süleyman Acar abimiz kendi kaleme

aldığı bir yazıyla kendi hikayesini sizlere sunuyor. Yine Esra Akgül, Muhammed Bedrettin ve Kadir

Osma şiir köşelerinde sizlerle. Objektifime yansıyanlar bölümünün bu ayki fotoğrafçısı ise Tuğba

Sevinç.

Genç Öncüler olarak her koşul ve durumda hakkı dile getirip istikamet üzere olma sorumluluğumuzu

yerine getirme gayesiyle bu ayki dergimizi siz değerli okuyucularımızın idrak ve anlayışlarına

sunuyoruz. Her sözümüzün başı Allah’ın adı ile ve yine her sözümüzün sonu Allahualem olmak üzere.

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder