Evsiz İnsanlar Nasıl ve Nerelerde Yaşarlar?

BURAK KALPAKLIOĞLU

EVSİZ İNSANLAR NASIL VE NERELERDE YAŞARLAR

Bu sene kış kendini erken hissettirdi. Erken gelen soğuklar 16 Ekim günü İstanbul Şişli’de sokakta yaşayan bir evsiz vatandaşımızın canını aldı bile. Tüm ölümler trajiktir, tüm ölümler can sıkıcıdır ancak 13 milyon insanın yaşadığı bir şehirde soğuktan donarak ölebilecek kadar yalnız insanların olduğunu görmek insanı bir başka incitiyor. Evsiz insanlar neden bu duruma düşerler, düştükleri zaman sokaklarda nasıl bir yaşam mücadelesi verirler hiç düşündünüz mü?

Şu ana kadar evsizlerle ilgi yapılmış resmi bir araştırma yok. Bu konuda araştırma yapan tek sivil toplum kuruluşu olan Şefkat-Der’e göre İstanbul’da 7 ila 10 bin arası Türkiye’de ise 70 bin evsiz vatandaşımız vardır. Sayıları hızla artan bu insanlar ailevi, ekonomik ya da ruhsal problemlerden dolayı sokağa düşüyorlar. Sayıları 3500 ila 4000 arasında olduğu tahmin edilen çocuklar için tüm sıkıntılara ve yetersizliklere rağmen kalabilecekleri devlete bağlı yetiştirme yurtları, 60 yaş üstü yaşlılarımız için ise sığınabilecekleri huzur evleri var, ancak 18 ve 60 yaş arası evsizlerimiz için ise sığınabilecekleri hiçbir güvence yok.

Sıkıntı ve Çile İçinde Yaşıyorlar

Genelde parklarda köprü altlarında ve bankamatiklerde yatarlar. Sığınabilecekleri bir çatıları olan insanlar evlerine çekildikten sonra şehir onlara kalır. Kışın bankamatikler onlar için en uygun mekândır, tabi polis tarafından yaka paça dışarı atılmazlarsa. Karton kutuları ve süngerleri yatak olarak kullanıyorlar. Yılın 365 günü açlık ve hastalık ile uğraşıyorlar. Hastalandıkları zaman sosyal güvenceleri ve paraları olmadığı için mecburen geçmesini bekliyorlar. Aslında sürekli açlık ve hastalıkla karşı karşıya olduklarından dolayı sosyal güvencelerinin olması da çok bir anlam ifade etmiyor. Evsizlerimizin çoğu alkol kullanıyor ancak sanıldığı gibi çoğunun sokağa düşme sebebi alkol değil. Soğuk havalarda üşüme hissini engellediği için alkole başlıyorlar ve bu daha sonra bağımlılığa dönüşüyor. Evsizlerimiz halkın verdiği paralarla ve yiyeceklerle yaşamlarını sürdürüyorlar. Halk tarafından kabul görmüş bazı evsizlerimize pek çok esnaf yardımcı olmaya çalışıyor ancak hepsi bu kadar şanslı değil. Bazıları çöpten bulduğu yiyecekleri yiyor ve eski giysileri giyiyor. Evsizlerimiz basında sadece donarak ölümler olduğu zaman haber oluyor. Hâlbuki bu insanlar 365 gün büyük sıkıntılar çekiyorlar. Sürekli açık ve hastalıkla boğuşuyorlar, buz gibi soğukta, karda kışta yağmurda ıslanıp tir tir titriyorlar, sapıkların tecavüzüne uğruyorlar. Akıl ve ruh sağlığını yitirenler ise derdini nasıl anlatacaklarını bile bilmiyorlar.

Evsiz insanlar dünyanın neresinde olursa olsun her ülkenin en büyük sorunlarından biridir. Evsizliğin önüne tamamen geçilmesi mümkün olmayabilir ancak Türkiye’de devlet evsizlere yönelik planlı programlı hiçbir çalışma yapmamaktadır. Devletler halklar için vardır, halkların ihtiyaçlarını karşılamak için vardır. Bir devletin 70 bin vatandaşı sürekli bir yaşam mücadelesi veriyorsa insanlar soğuktan donarak ölüyorlarsa ve bu insanlar için tek bir sığınma evi bile açılmayıp kendi kaderlerine terk ediliyorlarsa bu devletin suçu, devletin ayıbıdır.

Rabbin üstüne örtecek örtü bulamayınca pazar brandalarına sarınan garibandan, zalimlerin yüzlerce yoksulu ısıtacak bir gecelik israfından, tükettikçe özünden uzaklaşanlardan habersiz değildir.

“... Rabbin yaptıklarınızdan asla gafil değildir.” (Neml-93)

Rabbin, “güzel işler yaptıklarını zannettikleri halde, dünya hayatının peşinde, tüm çaba ve koşuşturmaları eğri ve çarpık olan kimselerden”(Kehf- 104 ) gafil değildir.