casino maxi

Dışa Açık Avam ve CNN Etkisi

Siyaset Mar 31, 2016 0 Yorum

Mustafa Fatih Yavuz

cnn etkisi

En geniş tabiriyle medya, bilgiyi en güvenilir kaynaktan, en yalın şekilde, herkesin anlayabileceği formatta izleyiciye (televizyon), okuyucuya (gazete ve sosyal medya) ve dinleyiciye (radyo, podcast) sunan aracın adıdır. Bu aracı kullananlarda yine en geniş tabiri ile medyacı özellikle haber sektöründe yer alıyorsa gazeteci olarak bilinirler. Konuya eleştirel yaklaşımımızı sunmadan evvel, her doğan çocuğun masum doğduğu inancı ile her yeni buluş ya da kavramında masum olduğu ön kabulü ile giriş yapmanın doğru olduğu düşüncesindeyim.

Modern anlamda yani kağıdın ve matbaanın bulunuşundan sonra gelişen yazılı haberleşmenin yani gazetenin insan hayatındaki rolünden evvel bilinmesi gerekenin, iletişim denen olgunun, insanoğlunun ihtiyaçları listesinde yer aldığını bilmek gerekiyor. Topluma ait olan bir birey, her zaman çevresinde olup bitenlerden ya haberdar olmak istemiş, ya da çevresini olup bitenden haberdar etmek istemiştir. Yani kısacası ‘’Ne haber?’’. İki kişi arasında başlayan bu kısa diyaloğun 3. Şahsa anlatma ihtiyacının adına da basın denebilir. T.C Milli Eğitim Bakanlığı ‘’Gazetecilik, Basının Doğumu ve Gelişimi’’ adlı kitapçığında geçen tarihi bilgilere göre, Louvre Müzesi’nde saklı bazı Mısır papirüslerinden, İsa’dan 1750 yıl önce III. Thoutmes’in bakanlarından birinin bir gazetede çıkan yazıyı tekzip ettiği anlaşılmaktadır. Başka bir papirüs, Firavun Amarsis’in gazetelerin taşlamalarına dayanamayıp kahrından öldüğünü yazmaktadır. Türen Müzesindeki bir diğer papirüste III. Ramses’e hücum eden gazetelerden söz edilmektedir. Çinlilerin 4000 yıl öncesinden beri bir çeşit gazeteye sahip oldukları Voltaire tarafından iddia edilmektedir. Bu manada medya aslında özü itibari ile inşaat işi kadar kadim ve basit bir şekilde açıklanabilen, aslında insanın doğasında var olan iletişim ihtiyacının farklı kollara ayrılıp bir sektör haline gelmesi ile bir meslek gurubuna dönüşmüştür. Batı’da Ortadoğu’dan haberler denince akla en önce gelen isim The Independent gazetesinin deneyimli Ortadoğu muhabiri Robert Fisk bir televizyon programında Hz. Muhammed ile ilgili bir sözü bende bir anlık şok etkisi yarattı. Hz. Peygamber genellikle toplumu dönüştüren Kur’an ayetlerini insanlara açıklaması ve toplumu değiştirmesi sebebi ile‘’öğretmenlik’’ mesleği için bir örnek olarak karşımıza çıkıyordu. Robert Fisk, Hz. Peygambere, gazeteci -yani Allah’tan aldığı ayetleri insanlara aktarması sebebiyle- benzetmesi yapmıştı.

Gelişen teknoloji ile birlikte, haberlerin insanlara ulaştırılması, insanların olup bitenden haberdar olması meselesi çeşitli düşüncelerin içerisine gark oldu. Bilginin ve aktarımının yanlış yoldan kurgulanıp kutsallaştırılması meselesi bir dönemden sonra ‘’insanların bilmeye hakkı var’’ düşüncesi ile birlikte, ‘’bilgi aktarımı sektörü’’ aslında ‘’birilerine güvenmeyin’’ ya da birileri aslında ‘’güvenilmez’’ düşüncesinin toplumun her kesimine yayılması ile bugün bu yazının asıl konusu olan halini yani ‘’medya etkisi’’ halini aldı. İşte tamda bu noktada, Hucurat/6 kafalarda yer etmeli. Siz ey İman etmiş olanlar! Yoldan çıkmışın biri size (yalan) bir haber getirirse muhakemenizi kullanın; yoksa istemeden insanları incitir ve sonra yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız. (Muhammed Esed)

Dışarıya açık tabiri, kavrama herhangi bir öncül olmadan yaklaşıldığına aslında tartışmaya açık yani, nötr bir kavramdır. Ancak kavramın öncülü, yani dışarıya açık olmanın pozitif bir kavram olduğu yaklaşımı kavramın sorgulanamaz ya da sorgulanmaya her hangi bir kapı aralamamasına neden oluyor. Bu bağlamda ‘’avam’’ kavramını ele almak yine kavramın her hangi bir öncülü olup olmadığına yaklaşmak medya etkisi bağlamında bizi belirli sonuçlara götürecektir.

Avam, en geniş tabiri ile alt tabaka olarak bilinen, ekonomik olarak merkezden uzakta, gününün çoğunu ekmeğini kazanmayla ve ailesi ile geçirmeye çabalayan insan topluluğuna verilen addır. İngilizce’de ‘’Mass Media’’ olarak geçen yani kitlesel medya’nın kitlesi işte bu gruptur. Haberlerin genellikle en yalın şekliyle anlatılmasının sebebi bu tabakaya hitap etmek isteğinde olmasından kaynaklanır. Avamı önceleyen ve kavramı dokunulmaz kılmak isteyen zihin yapısı aslında, önceden hazırlanmış, pozitif anlamla yüklenmiş ‘’dışarıya açık avamı’’ korumak istemektedir. Yani bu zihin, arif olanı, ‘’bilgilendirmeye’’ çalışmış, ve başarılı da olmuştur.

Dış politika enstrümanları, askeri müdahale ya da askeri yardım, ekonomik yardım ya da ambargo,  veya işbirlikleri şeklinde sıralanabilir. İncelenirken geleneksel görüşlerden ayrılan, ancak 11 Eylül’den sonra artık klasik haline gelmiş, yukarıda bahsedilenlere ek olarak, bir Amerikan dış politika enstrümanı demokrasiyi de bu gruba dahil ediyoruz. Dışa açık avam, ancak demokrasi gibi dinamik bir şekilde tartışılan, toplumdaki her bireyin yönetime oy verme, siyasi partileri katılma ve yönetimde yer almasını öngören bir yönetim şekli ile mobilize edilebilir. Bunun yanında basın özgürlüğü yani, basının sınırsız bir şekilde kendini taraflı-tarafsız ifade edebileceği platformların hiçbir şekilde engellenmemesi gerektiği ise, bir dış politika enstrümanı olan demokrasi kavramının altında destekleyici bir ekstra argüman olarak düşünülebilir. Tüm bunların ışığında, dışarıya açılmış olan avam, demokrasi ile birlikte bilgi akışını elinde tutan, yani ana akım medya diye tabir edilen kitlenin odağı haline gelmiştir. Tamamen pragmatik şekilde bazı çevrelerce kullanılan ‘’halk’’ tabirinin de alt metninde ‘’dışarıya açılmış ve bilgi akışından etkilenmiş kitle’’ ifadesinin bulunduğu sonucuna varmış oluyoruz.

Çoğunlukla Noam Chomsky ile anılan ‘’manufacture of consent’’ yani ‘’rıza üretimi’’ kavramı Walter Lippmann’ın 1920’lerde ki yazılarında propagandanın yerine kullanılmıştır. Lippman’a göre, propaganda çoktan ‘’ seçimle iş başına gelmiş hükümetin düzenli bir organı’’ olmuş, önemi ve kapsamlılığı da hiçbir değişikliğe uğramadan yükselmeye devam etmektedir. Chomsky ve Edward Herman, Lippmann’ın görüşlerini geliştirmiş, kitle iletişim araçlarının propaganda rolü, bağlılık mobilizasyonu ve yeni seçenekler üretme bağlamında açıklamışlar. Demokrasinin dış politika enstrümanı halinde kullanılması, propaganda, kitle iletişim araçları ve dışa açık avam üretme ancak bilginin monopolisi ile mümkün olabilir. İşte bu noktada Steven Livingston’un ortaya attığı CNN etkisi kavramı, bahsi geçen etkenlerin nasıl pratiğe dönüştüğünü en iyi anlatan kavramdır.

Babak Bahador ‘’ CNN Effect in Action How The News Media Pushed the West toward War in Kosovo’’ adlı kitabında CNN etkisi kavramını incelerken, Steven Livingston, Piers Robinson ve Joseph S. Nye Jr’un tanımlamalarına kitabında yer ayırmıştır. Livingston kavramı; yeni, global gerçek zamanlı medyanın diplomasiye ve dış politikaya etkisi olarak verirken, Robinson; gerçek zamanlı iletişim teknolojileri tarafından iletilen global olaylara, yerel izleyici ve politik elitin cevapları olarak vermiştir. Nye ise bizim anlamaya giriştiğimiz bağlamda bir açıklama getirmiş ve kavramı, kısaltılmış haber döngülerinin ve bilgi yayının serbest akışının ,özgür toplumlardaki kamuoyuna etkisi olarak karakterize etmiştir. Bu üç yaklaşım yukarıda belirttiğimiz, dışarıya açık avam, demokrasi medya ve dış politika ilişkisini en sade ve anlaşılır şekilde sunmuştur.

Son olarak, medya bağlamında güç kavramının yayın pazarına hakimiyet, inandırıcılık, bilinirlik, kaliteli sunum ve finansal rahatlık sac ayaklarını unutmamak gerekir. Haber yayını yapan haber ajanslarının, gelirlerinin çok az bir bölümünün haber raporlamalarından geldiğini bilmek, bu kaynakların var oluş sebeplerini yukarıda değinilen maddeler ile birlikte düşünüldüğünde anlamak ve zihnimizde bir resim çizmek daha kolay olacaktır. Haber ajansı dünyasının en prestijli üyesi olan, 1850 yılından beri faaliyet gösteren İngiliz Reuters haber ajansının sadece %10’luk geliri haber raporlamalarından oluşmaktadır.

Her türlü bilgiye ‘’maruz kalmak’’ televizyon kumandasını kullanabilen, gazete okuyabilen, internette sörf yapabilen, sosyal medya ile içli dışlı olan her birey için kaçınılmazdır. İster açık toplum diyelim, ister dışarıya açık avam diyelim, süzgeci olmadan bilgi ile haşır neşir olan herkesin zihnini çamurlaştırıp, o çamurdan putlar yapan eller, aynı zamanda dış politikaları da kurgulayan çok yönlü mekanizmaların da dişlileridir.

Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış...

Bir Yorum Ekle

Gönder